Sınav Salonu Kamu Kurumları Ders Notları Haberler Anketler Kitap - Yayınevi Forumlar İlanlar Dosya İndir Araçlar İletişim Tarihçe

Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol

 FRANSIZ ÖĞRENCİLERE 10 GÜN TELEVİZYON ORUCU

 14.7.2008

Özellikle Amerikan dizileri, sitkomlar gençler arasında bir numaralı sohbet konusu; gençler konuya ’Fransız kalmak’ istemiyorlar. Büyükler, çocuklarıyla aynı programları seyretmek istemedikleri için her odada bir televizyon formülüne göz yumuyorlar. Ve sonuçta her ana baba, istisnasız, çocuğunun ders çalışırken bile televizyonun açık olmasından, "abuk sabuk programlar" seyretmesinden şikayet ediyor. Ama kimse çocuğuna, ailenin hatta bireyin vazgeçilmez bir parçası haline gelen televizyonu "doğru kullanmayı" öğretmiyor. Ekrana bağımlı hale gelen çocuklar ve gençler "televizyonsuz" kaldıklarında ne yapacaklarını bilemiyorlar.
Özellikle Amerikan dizileri, sitkomlar gençler arasında bir numaralı sohbet konusu; gençler konuya ’Fransız kalmak’ istemiyorlar. Büyükler, çocuklarıyla aynı programları seyretmek istemedikleri için her odada bir televizyon formülüne göz yumuyorlar. Ve sonuçta her ana baba, istisnasız, çocuğunun ders çalışırken bile televizyonun açık olmasından, "abuk sabuk programlar" seyretmesinden şikayet ediyor. Ama kimse çocuğuna, ailenin hatta bireyin vazgeçilmez bir parçası haline gelen televizyonu "doğru kullanmayı" öğretmiyor. Ekrana bağımlı hale gelen çocuklar ve gençler "televizyonsuz" kaldıklarında ne yapacaklarını bilemiyorlar.

Önce TV’nin artısını eksisini öğrendiler
Kanada’da yıllardır yürütülen deneylerden esinlenerek, geçen ay Fransa’da yapılan "deneme" işte bu olumsuzluğu gidermeyi hedefliyordu. Strasbourg kentinin orta halli semtlerinden Neuhoff’taki Ziegelwasser ilkokulunun, yaşları 6 ila 11 arasında değişen 259 öğrencisi gönüllü olarak "televizyonsuz 10 gün" geçirmeyi denediler. Daha doğrusu televizyonsuz, internetsiz ve playstation benzeri her türlü ekransız. "Dayanabildikleri" her saat dilimi için bir artı puan kazandılar. Ellerine bir ajanda verildi, dakika dakika "ne yaptıklarını" yazdılar. Hile yapmamaları için önce "dürüstlük" konusunda bilgilendirildiler. Projeye anne ve babaların katılımı da sağlandı.

Mimarları, çocuklar için hiç de kolay olmayacağını bildiklerinden, projenin adını "Meydan Okuma - Başka bir gözle görmek için 10 gün" koymuşlardı. Öğrencilerin bu "zor teste" önceden hazırlanmaları gerekti. Haftalarca televizyonun iyi ve kötü etkilerini öğrendiler. Televizyonsuz, video oyunsuz vakitlerinde neler yapabileceklerini tartıştılar. Yapmak istedikleri ama zaman bulamadıklarının listesini hazırladılar. Ve "kafaca" hazır olduklarında, test başladı.

Özellikle sabahları, okul öncesi saatlerde zorlandılar. Çünkü çocuklar kahvaltı ederken çizgi film seyretmeye alışmışlardı. Çok çocuklu anneler "Televizyon olmadan çocukları nasıl meşgul edeceklerini" bilemediler. Onlara da destek gerekti. Okul aile birlikleri ve benzeri dernekler, çocuklara televizyonu unutturmak ve zamanlarını değerlendirmeyi öğretmek için yemek, biçki-dikiş kursları, açık havada oyunlar, geziler düzenlediler.

Ve sonuçta yüzde 90 oranında başarılı oldular. Yüzde 70 olan hedefin aşıldığını söyleyen ve projeyi 5 okulda daha yenilemeye hazırlanan Eco-Conseil adlı derneğin yetkilileri "Hedef televizyonu evden atmak değil. Akıllı ve seçici seyirci olup, boş vakitleri iyi değerlendirmek" diyorlar. Montsouris-Jourdan Enstitüsü çocuk ve genç psikiyatrisi uzmanı Prof. Philippe Jeammet de "İlginç bir tecrübeydi" diyor, "Önemli olan çocuğa televizyona mahkum olmadığını, tercih yapabileceğini göstermek".

Çocuklara televizyonu "kullanmayı" öğretmek gerçekten önemli. Türkiye’de günlük ortalama televizyon seyretme süresi, anketlere göre, 3 ila 5 saat arasında değişiyor. "Televizyonsuz 10 gün" projesinin başarıyla yürütüldüğü Fransa’da 4-10 yaş arası çocuklar günde ortalama 2 saat 38 dakika ekran karşısında oturuyorlar. Bu süreye internet ve video oyunları dahil değil. Fransa’da bir hanede ortalama (tv ve oyun olarak) 6 ekran bulunuyor. Yani küçük çocuklar sürekli tahrik altında. ABD’de liseyi bitirene kadar bir öğrencinin sınıfta 11 bin saat, buna karşılık televizyon karşısında 15 bin saat geçirdiği hesaplanıyor.

Bilkent Üniversitesi’nin "Anaokulu" başlığı altında internete koyduğu bir çalışma, "televizyonun çocuklar üzerindeki kötü etkilerini" sıraladıktan sonra, "Televizyonu doğru izleme için 10 uyarı" başlığı altında şu tavsiyelerde bulunuyor:

"Tüm dezavantajlarına rağmen, televizyon çocuğu başka yerde bulamayacağı harikalar ülkesine götürür. Çocuklar televizyon sayesinde dünyanın uzak köşelerine giderler, geçmiş ve geleceğe yönelirler ve çeşitli sanatlar, bilimler hakkında bilgi edinirler. Burada vereceğimiz 10 uyarı ile en az riskle en çok faydayı sağlayabilirsiniz.

1) Şu anda mantıklı sınırlamalar getirin; 18. aydan önce bir çocuğun televizyona hiç ihtiyacı yoktur. 18. ayda günde yarım saat yeterlidir. İkinci yaşını geçtiği andan itibaren de günde bir saat televizyon izlemesine özellikle de hava dışarıda oynamak için uygun değilse, izin verebilirsiniz.

2) Sınırları koyun ve uygulayın. Sınırları koymak ve uygulamak farklı şeylerdir. Belli bir süre televizyon izledikten sonra tam saatinde televizyonu kapatmanız ve ondan sonra çocuğunuzun ilgisini başka yere çekmeniz gerekir.

3) Televizyon izleme zamanlarını belirleyin. Yemek saatlerinde televizyonu açmayın. Ayrıca oyun saatlerinde, aile toplantılarında ve tatil günlerinde de (özel tatil şovları dışında) televiyonu kapatın.

4) Televizyonu beraber seyredin. Çocuklar aileleriyle televizyon seyrederken daha az trans durumuna geçerler ve gösterilenler ile ilgili etkileşim kurmak mümkündür.

5) Televizyonu daha etkileşimsel hale getirin. Televizyondaki karakterlerin resmini yapın, favori programlarda yapılanları tekrarlayın ve aranızda tartışın, olaylarla ilgili sorular sorarak çocuğunuzla beraber yorumlar yapın.

6) Televizyonu çocuğunuza ilgi göstermediğiniz zamanların yerine geçecek birşey olarak kullanmayın.

7) Televizyonu ödül veya şantaj amacıyla kullanmayın. Televizyonla iyi davranışlar arasında bağlantı kurmanız veya onu televizyondan mahrum etmekle tehdit etmeniz TV’yi onun gözünde daha cazip hale getirir.

8) Olumlu bir model olun. Çocuklar genelde söylediklerinizi değil, yaptıklarınızı taklit ederler. Televizyonu kesinlikle sürekli açık tutmayın.

9) Seçici olun ; Seçici olmak için:

Önceden programlara göz atın.

Onun yaşına uygun programlar seçin. Videonuz varsa ona uygun programları kaydedin ve daha sonra beraber seyredin.

10) Olumsuz noktaları ortadan kaldırın. Televizyonun kötü etkileri şu şekilde azaltılabilir veya giderilebilir:

Ailenin konsantrasyonunu televizyondan uzaklaştırmak

Sağlıklı besinlerle beslenmek

Değerlerin aktarımı

Yaratıcılığı ve entellektüel gelişimi güçlendirmek. (Şu programda yaptıkları bez bebekten biz de yapabilir miyiz? Sence o kız neden öyle söyledi? Sence bu iyi fikir mi? )

Duygusal ihtiyacını karşılayın.

Şiddet ile ilgili yanlış fikirlere kapılabilirler. Haberlerin korku verici bir kısmını izleyerek korkan çocuğa sonradan herşeyin yolunda gittiğini söyl
eyin." (http://www.bilkent.edu.tr/~yuva/ayink4.html)

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Yorumlar Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Bu konuda yorum yapılmamış
Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.





Word'da gör İndir Arkadaşına öner Yazdır RSS Sitene Ekle
Tüm haklar saklıdır © KPSS.com.tr 2007
Ücretsiz eğitim kaynaklarına ayrılan diğer alan adları: www.kpss.com.tr , www.kpsscomtr.com , www.kamusinavi.com , www.kpss-com-tr.com