"
"
Sınav Salonu Kamu Kurumları Ders Notları Haberler Anketler Kitap - Yayınevi Forumlar İlanlar Dosya İndir Araçlar İletişim Tarihçe

Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol

 YURTDIŞI GÖREV İYİ DE, PEKİ YA AİLE

 30.6.2008

Yurtdışında çalışmak artık, uluslararası şirketlerdeki yöneticilerin kariyerlerinin düğümlendiği nokta. Şirketler çalışanlarına bir anlamda ya yurtdışında görev yapar yükselirsin, ya da ülke içinde aynı pozisyonda çalışmaya devam edersin, diyorlar. Çünkü uluslararası bakış açısı ve farklı kültürlerden insanlarla bir arada çalışabilme gibi becerileri kazanmanın yolu, yurtdışı deneyimde saklı.

Ancak kariyer için de olsa, kurulu düzeni bozmak, eşin işten ayrılması, çocukların okul hayatının aksaması gibi haklı kaygılar öne çıkıyor.

Genelde senaryo, çocuklar henüz ilkokul çağına gelmemişse, kadının fedakarlık yaparak işten ayrılmasıyla son buluyor. Ancak iki tarafın da kariyerinden vazgeçmediği, iki ülke arasındaki seyahatlerle sürdürülen aile yaşantıları da var. İşte 7 örnek aile...

Rusya’da görev, eşimin işten ayrılması için sebep değil vesile oldu
Tuncay Tekdemir, Danone Rusya Genel Müdürü 7 yıldır Rusya’da görevli. Eşi, 13 yaşındaki kızı ve 7 ile 8 yaşlarındaki oğullarıyla Moskova’da yaşıyor. Ailesi olmadan gitmeyi hiç düşünmediğini söylüyor: "Yurtdışında sadece para için bir işçi gibi çalışmak açıkçası hayat felsefeme ters." Rusya’daki pozisyonu eşiyle birlikte değerlendirirken, başta sıcak bakmamışlar. Ancak gidip iş ortamını, yaşam koşullarını gördükten sonra Tekdemir’in fikri değişmiş. Ardından eşiyle birlikte gittikleri ülkede, Türkiye’deki yaşam standartlarını ve çocuklar için güvenli ve uluslararası bir ortam sağlayabilecek olmaları onları cezbetmiş. Tekdemir’in eşi, Türkiye’deyken Akbank’ta Bilgi İşlem Yöneticisi olarak çalışıyormuş. Eşinin işi bırakmasına Rusya’ya taşınma kararının sebep değil, vesile olduğunu söylüyor: "Üçüncü çocuğumuz o sırada henüz emekliyordu. Eşim artık çocuklara biraz zaman ayırmak istiyordu. Yurtdışı, işi bırakmak için vesile oldu." Eşi ilk 1-2 yıl hayır kuruluşlarında çalışmış. İlerleyen zamanlarda Türkiye’den tekstil ürünleri ithal etmeye başlamış. Bu işini hálá sürdürüyor.

Tekdemir ailesi Moskova’da, başka ülkelerden gelen profesyonellerin yoğun olduğu bir çevrede yaşamlarını sürdürüyor. Çocuklar uluslararası okula devam ediyor, yani farklı ülkelerden gelen çocuklarla birlikte okuyorlar. Asıl dilleri İngilizce, okuldaki yan dilleri Fransızca. Rusça da öğrenmişler. Evde Türkçe konuşulduğundan, anadillerini de gayet iyi biliyorlar. Tekdemir’in kafasını kurcalayan tek nokta, "Bir gün Türkiye’ye dönersek, Türk eğitim müfredatından uzak eğitim alan çocuklar ne yapar?" sorusu.

Yurtdışında çalışmayı düşünen profesyonellere tavsiyeleri şunlar: Yurtdışında uzun süre çalışacaklarsa, mutlaka aile ve çocuklarını da götürsünler. Gitme kararını aile ile birlikte alsınlar. Çünkü yanlış atılabilecek bir adım, eşlerin ve çocukların mutsuz olması hem aile mutluluğunu kesintiye uğratabilir, hem de kariyerde kesintiye neden olabilir. Çocuklar küçükse sorun olmaz, ama ileri yaştalarsa onların üzerindeki etkilere karşı da hazırlıklı olmalılar. Yabancı dil konuşmayan eşlerin adaptasyonu zor olacaktır. Eşler ilk zamanlar hayır işleriyle, çocuklarla ilgilenerek oyalanıyorlar ancak sonra çalışmayı düşünmeleri gerekiyor. Benzer süreçleri etrafımızdaki kişiler de yaşıyor. Hayır işlerinden sonra kimisi çalışmaya, kimisi master yapmaya yöneliyor."

Ben ve kızım Kazakistan’dayız, eşim iki haftada bir geliyor
Bilgehan Ergenekon Bilen, Procter & Gamble Orta Asya ve Kafkasya Cumhuriyetleri İK Müdürü P&G’deki kariyeri boyunca daha önce 4 ay Belçika’da, 6 ay İngiltere’de yaşadı. Bir yıldır Kazakistan Almaata’da, 4 yaşındaki kızıyla birlikte kalıyor. Bir bankada yatırım bankacılığı alanında çalışan eşi, kariyerine İstanbul’da devam ediyor. Aileleri için zorlu olsa da, P&G’nin çalışma koşullarında zaman zaman esneklik sağlama, düzenli aile seyahatlerinin uçak masraflarını karşılama gibi destekleriyle dengeyi kurmayı başarıyorlar. Eşi her iki haftada bir Kazakistan’a ziyaretlerine gidiyor.

Bilen, "Teklifi kabul etmek aile kararımızdı ve eşimin de başarılı bir kariyeri olduğu için kolay bir karar değildi. P&G’deki 10 yıllık kariyerimi göz önüne aldığımızda bu görev benim için çok anlamlı ve heyecanlı olacaktı; dolayısıyla bu cesur adımı atmaya karar verdik. Sanırım bizim durumumuzda iki taraf da fedakarlık yapıyor çünkü ayrı yaşıyoruz. Ancak bu kararı çok bilinçli şekilde verdiğimiz ve hayatlarımızın bu dönemine kariyerlerimizin bir nebze ön plana geçmesine izin verdiğimiz için, çift olarak verdiğimiz kararın gereklerini yaşıyor ve tüm enerjimizi hayatımızı olumlu yönde güzelleştirmek için kullanıyoruz. Neticede buna ailemiz için uluslararası bir hayat tecrübesi olarak bakıyoruz, örneğin kızımız eğitimine rengarenk, uluslararası bir ortamda başladı ve biz tatillerimizi daha önce hiç düşünmediğimiz ülkelere seyahat ederek geçiriyoruz." Ancak ayrılığın zorlukları da var. Ne kadar planlamaya çalışsanız da bazı özel günlerde bir arada olamamak gibi." Bilen, şöyle devam ediyor:

"Değer yargılarınız ve hayata bakış açınız çerçevesinde bazı küçük şeyleri çok dramatize etmemeyi başarabiliyorsanız, teknoloji böyle durumlarda çok yardımınıza koşuyor. Her gün telefonda konuşmak, yazışmak ve bilgisayar üzerinden görüntülü konuşmak aramızdaki 6.000 km mesafeyi bir nebze unutturuyor. Son olarak, doğru destek mekanizmalarını da oluşturmak çok önemli, örneğin bizim aile büyüklerimiz bize yeri geldiğinde Kazakistan’a gelip torunlarına bakmak ya da İstanbul’da eşime destek sağlamak gibi konularda çok destek oluyorlar."

Eşim işinden memnun olduğu sürece oraya gittiğime değiyor
Beste Dolanay Beste Dolanay, TED Ankara Koleji ve Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunu. Evlenirken eşinin kariyer planı doğrultusunda yurtdışında görevlendirilme olasılığından haberdardı, o sırada Unilever’de çalışan eşinin görevi nedeniyle 1998’de Hollanda’ya taşındı. Eşiyle gitmek için işinden ayrıldı. "Kariyerimi çok da kenara atıyorum gibi bir şey olmadı. Kalıyor olsaydım evet devam ederdim belki çalışmaya ama çok da büyük bir kayıp değil bence. Benim için yeni ülkelere gitmek, yeni insanlarla tanışmak çok önemliydi" diyor. Hollanda’dayken, Lahey’deki European University’de kurumsal iletişim üzerine master yaptı, iki yıl gönüllü çalıştı. 2001’de İstanbul’a dönen çift, 2006’da Güney Afrika’ya gitti. Bu arada bir çocukları olmuş, yogayla ilgilenen Beste Dolanay çocuklara yoga öğretmeye başlamıştı. Dolanay, Güney Afrika’da da çocuk ve yetişkinlere yoga öğretmeye devam etti. Bu sırada, çocuk yogası üzerine bir kitap yazdı. Güney Afrika’dan sonra İstanbul’a döneceğini düşünüyordu ama, iş durumu yine bir sürpriz yaptı. 4 ay önce Tesco Kipa’da çalışmaya başlayan eşinin görev yeri Türkiye’de, ama İzmir’deydi. Dolanay, şu aralar hiç tanımadığı bu şehre alışmakla meşgul. Böyle bir yaşamın, "adapte olabilme isteği ve becerisi" gerektirdiğini söylüyor: "Hem Hollanda’ya, hem Güney Afrika’ya gidişimiz bir ay içinde oldu. Ama yeni yerler görmek ve yeni insanlarla tanışmak öyle ağır basıyor ki benim hayatımda, ailemden arkadaşlarımdan uzağım diye bunalıma girmiyorum. Tek negatif yanı ailemden uzak olmak. Ama sonunda Türkiye’ye döneceğimizi bildiğimiz için sorun değil. 2-3 yıl sonra yine yurtdışı çıksa yine giderim. Ben gittiğim ülkelerde, İngilizce bildiğim için zorlanmıyorum. Eşim işinden memnun olduğu sürece oraya gittiğime değiyor. Bir de, gittiğiniz ülkede ya çalışmanız, ya da kulüplere üye olmanız gerekiyor. Çünkü işleri yoğun olan eşiniz, sizinle sosyalleşmeye pek vakit bulamayabiliyor."

Gitme kararı bir kişinin kariyeriyle ilgili, iki kişiye birden iş bulmak zor
Çetin Uygun, Computer Associates Türkiye Genel Müdürü 1998-2002 yılları arasında Dubai’de, hemen ardından 2002-2004 arasında Güney Afrika Johannesburg’da satış ve pazarlama direktörü olarak çalıştı ve yaşadı. O yıllarda Microsoft’ta görevli olan Uygun, profesyonel göçün aşamalarını şöyle özetliyor: "Alışmış olduğunuz her şeyden vazgeçiyor, yepyeni bir hayata başlıyorsunuz. Her şey bir ay içinde olup bitiyor. Evinizi kiraya vermek, arabayı satmak, çocuğun okulunu ayarlamak gibi işleri önce halletmeniz gerekiyor. Ardından gidip gelmeye başlıyorsunuz. Uluslararası taşınma şirketi gelip 2-3 gün içinde evinizdeki her şeyi paketliyor. Onun diğer ülkeye varması 2-3 hafta sürüyor, bu sırada siz ev beğeniyor, otomobilinizi seçiyorsunuz. Sonra evin yerleştirilmesi, resimleri duvara asmak, çocuk için doktor bulmak, diş hekimi bulmak, kuru temizlemecinin nerede olduğunu, faturaların nasıl ödendiğini öğrenmek gibi işleri halletmek zorundasınız. İlk 6 ay alışma süresidir, kimse memnun değildir. Ama sonrasında her şey oturur, herkes memnunum der. Hatta zamanı geldiğinde geri dönmek zor gelir."

Uygun, bir ülkeden diğerine gitme kararının, bir kişinin kariyeriyle ilgili olduğunu söylüyor: "İki kişiye birden, gidilecek ülkede iş bulmak çok zor. Biz eşimle yaşantımızı benim kariyerim önde olmak üzere planladık, o bana ayak uydurdu. Buraya gelirken işini bıraktı. Bu gibi durumlarda bir taraf, ki bu genelde kadınlar oluyor, kendi kariyerini gittikleri ülkeye göre ayarlamak zorunda kalıyor. Eşler genellikle gittikleri ülkelerde farklı uğraşılar buluyorlar; hayır kurumlarında, derneklerde çalışmak, Türk kadınlarla toplanıp etkinliklere katılmak gibi."

Bir taraf gönülsüzse böyle bir kararın üstesinden gelinemez
Serdar Urçar, HP Ortadoğu Bölgesi Kişisel Sistemler Grubu Genel Müdürü Serdar Urçar, bir yılı aşkın süredir Dubai’de yaşıyor. Dubai ’ye yerleştikten bir ay sonra eşi ve kızı da onun yanına taşınmış. Eşi 3 yaşındaki kızlarının doğumundan beri çalışmadığı için bu taşınma onun açısından bir kısıtlama yaratmamış. Kızları Zeynep de henüz anaokuluna gittiği için, okul ayarlamak ciddi bir problem olmamış.

Urçar, "Bir tarafın fedakárlık yapması gerekti mi?" sorusunu şöyle yanıtlıyor: "Böyle bir durumda herkes bir miktar fedakárlık yapıyor. Ancak bana göre en büyük fedakárlığı -varsa- çalışmayan eş yapıyor. Çünkü çalışan kişi, zaten uzunca bir süre işlerini oturtmakla ve kendini bu yeni ortama kabul ettirmekle meşgul oluyor. Bu da onun neredeyse tüm zamanını dolduruyor. Ama çalışmayan eş, bir anda ciddi bir boşluğa düşebiliyor. Bu konuda bizim şansımız, hem daha önce Dubai’ye yerleşmiş olan arkadaşlarımız, hem de ’Sultans of Dubai’ oldu. Sultans of Dubai, Dubai ve çevresindeki Türk kadınlarını bir araya getiren elektronik bir platform."

Uçrar’ın yurtdışına gidecek kişilere tavsiyeleri, kararları aileleriyle birlikte almaları ve mümkünse ailelerini yanlarında götürmeleri.

Gider de mutlu olamazsak sorusu karar alırken kafamızı kurcaladı
Zeki Coşar, Microsoft Ortadoğu ve Afrika Bölge Ofisi Finansal Kontrol ve Yeterlilik Programı Yöneticisi Microsoft’ta, Finans ve İdari İşlerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalıştığı sırada gelen teklifi kabul ederek ABD’ye gitti. 2005-2007 yılları arasında burada kaldı. Gitmeden önce İstanbul Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak çalışan eşi, gitmek için istifa etmiş. Eşi şu anda çalışmıyor, zamanının tamamını çocukları için harcıyor. Önümüzdeki öğrenim döneminde tekrar bir Anadolu Lisesi’nde mesleğine geri dönmek istiyor. Büyük kızları Ece, ABD’de 2 yıl okul öncesi eğitime devam etmiş, bu yıl da Türkiye’de ana sınıfını bitirmiş. Çiftin ABD’de dünyaya gelen kızları ise şu anda 1 yaşında. Yurtdışına gitme kararını tüm aile birlikte almışlar. O dönemde 3.5 yaşında olan Ece gitmek istememiş. Gider de mutlu olmazsak en kötü senaryo için hazır mıyız sorusu hep zihinlerini meşgul etmiş. Coşar "Eşim çok büyük bir fedakárlık yaptı. 12 yıllık kariyerini ve çok sevdiği öğretmenliği Ece ve benim için bırakmak zorunda kaldı" diyor. Coşar’ın yurtdışına gidecek yöneticilere tavsiyesi, niçin gideceklerini iyi düşünmeleri.

6 aylık evliyken İngiltere’ye geldim eşim iki yıl sonunda yanıma taşınıyor
Sezer Aksoyak, Wyeth EMEA Kalite Denetim Müdürü Aksoyak, yaklaşık 2 yıldır Wyeth’ın Londra yakınındaki Avrupa Merkezi’nde görevli. Görevi gereği Japonya, Kanada, Güney Afrika gibi pek çok farklı ülkeye gidiyor. Bu görevi 6 aylık evli olduğu sırada kabul eden Aksoyak, ilk başta karşı çıkan eşinin, daha sonra bunun kendisi için iyi bir fırsat olduğunu görerek anlayışla kendisini desteklediğini söylüyor. Mimar eşi, şu sıralar Londra’ya taşınmakla meşgul. "Ayrı kaldığımız dönem boyunca ayda bir görüşme fırsatı yaratmaya çalıştık ama bu özellikle benim sürekli seyahat etmemi gerektiren bir görevim olması sebebiyle zor oldu. Benim denetime gittiğim ülkelerde buluşmaya başladık."

Aksoyak’ın yurtdışına gitmeyi düşünenlere tavsiyesi, hem özel hem iş anlamında zorlu bir döneme kendilerini hazırlamaları. "Tüm bu zorlukların sonunda kazandığınız iş deneyimi ve gördüğünüz ülke, insan, gelenek, kültür sizi gerçekten çok geliştiriyor. Şirketimin birçok konuda desteği oldu ancak işin sonunda bu süreci kendiniz yönetmek zorundasınız. Örneğin 11 yıllık sürücü iken bir anda ehliyetsiz kalıp tekrar sınavlara girmeniz gerekebiliyor." Aksoyak, diğer önemli konunun ise eşin ve ailenin sürekli desteğini almak olduğunu söylüyor: "Ben dünyanın bir ucunda farklı bir zaman diliminde, Türkiye’de ise saat sabahın dördü-beşi iken eşimi arayıp içimi döktüğüm, güç aldığım zamanlar oldu."

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Yorumlar Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Bu konuda yorum yapılmamış
Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.





Word'da gör İndir Arkadaşına öner Yazdır RSS Sitene Ekle
Tüm haklar saklıdır © KPSS.com.tr 2007
Ücretsiz eğitim kaynaklarına ayrılan diğer alan adları: www.kpss.com.tr , www.kpsscomtr.com , www.kamusinavi.com , www.kpss-com-tr.com