|
| GELECEK TREND DANIŞMANLARINDA |
1.6.2008 |
|
Fark yaratmanın ve inovasyonun zorlaştığı günümüz iş modellerinde ortaya çıkan ihtiyaçlar, şirketleri yeni çözüm arayışlarına itiyor. Yalnızca Batı'da değil Türkiye'de de büyük holding ve şirketler geleceği yakalamak adına trend danışmanlarıyla çalışıyor.
|
Fark yaratmanın ve inovasyonun zorlaştığı günümüz iş modellerinde ortaya çıkan ihtiyaçlar, şirketleri yeni çözüm arayışlarına itiyor. Yalnızca Batı'da değil Türkiye'de de büyük holding ve şirketler geleceği yakalamak adına trend danışmanlarıyla çalışıyor.
Bill Gates, yaklaşık 10 yıl önce "olabilen her şey dijitale dönecek" dediğinde ne söylediği tam anlaşılamamıştı. Ancak son iki üç yılda gelinen noktada bunun ne denli öngörülü bir tespit olduğu ortaya çıktı. 2002 yılından bu yana cep telefonlarıyla fotoğraf çekilmeye başlanması, fotoğrafın hayatımızdaki yerini radikal bir şekilde değiştirdi. Araştırma şirketi GfK Türkiye'nin verilerine göre 2007 sonu itibariyle yıllık satışı 12 milyon adedi geçen cep telefonlarının yaklaşık yüzde 60'ı kameralı. Bu durumun belki de tek istisnası Japonya. Tüm dünyaya teknoloji satmayı başaran Japonya'da paradoksal bir şekilde çekimlerin tamamen dijital ortama aktarılmasından yavaş yavaş bir kaçınma eğilimi baş gösterdi. Ülkedeki yayıncılar, başta moda ve kişisel bakımla ilgili konular olmak üzere çekimlerde ısrarla 'geleneksel' formatları kullanmayı tercih ediyor. Bunun en önemli sebebi olarak dijital çekimlerin özellikle insan tenini doğru yansıtma konusundaki yetersizliği gösteriliyor. Akıl almaz bir hızla ilerleyen dijital çekim teknolojileri gerçek fotoğrafın en önemli büyülerinden biri olan duyguları anlatma konusunda beğeni seviyesi yüksek art direktörleri ne yazık ki tatmin edemiyor. Uzmanlar, çekme-saklama kolaylığına ve hızına rağmen dijitalin yok olup gitme riskleri düşünüldüğünde 'eski moda' fotoğraf çekiminin gelecek dönemde yeniden hayatımıza döneceğini iddia ediyor. Bu da dijital teknolojileri ürün ve hizmetlerinde birebir kullanan şirketleri şüphesiz farklılaşma zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıyor.
İnsan topluluklarının eğilimi
Fotoğrafçılık alanında teknolojinin son geldiği yüksek seviyeye rağmen insan topluluklarının farklı yönde gelişen eğilimlerinin bugünü ve geleceği nasıl şekillendireceğine dair bu gelişmeler binlerce örnekten yalnızca bir tanesi. Anlaşılan o ki, farklılaşmak ve hitap edilen müşteri, tüketici ya da hedef kitle tanımı ne olursa olsun kitlelerin eğilimlerini takip etmek, hatta önceden tahmin etmek, bunu da aşıp eğilimleri belirlemek global şirketlerin günümüzdeki en önemli hedefi. Çünkü yeni bir şey yaratmak, farklılaşmak şirketler için her geçen gün daha önemli ve güç hale geldi. İnovasyon kavramı hemen her sektör için ayakta kalmanın belirleyicisi oldu. Rakiplerin önüne geçmek için ne kalite ne de tasarım tek başına yeterli değil. Artık anahtar, zamanı yakalamak hatta önüne geçmek üzerine kurulu. İnovasyon için ilham kaynağı bulmak, ürünlerinde trendlerden geri kalmamak adına şirketlerin uzman kişilerin desteğine ihtiyaç duyması da bu yüzden. Türkiye'nin önde gelen şirketleri de profesyonel isimlerle çalışarak bu eğilime ayak uydurmak zorunda hissediyor kendini. Tüketim dünyasındaki trendleri takip etmenin gerekliliğini fark eden Lassa, Volvo, Arçelik, Sütaş, Ülker, Xerox ve Hasbro gibi şirketler bir süredir trend danışmanlarıyla çalışmaya başladı. Müşterileri için ilginç deneyimler hazırlamak, Avrupa ve ABD'deki tüketici eğilimlerine uzak kalmak istemeyen firmalar, ya kendi bünyelerinde trend danışmanı istihdam ediyor ya da bu hizmeti profesyonel olarak dışarıdan alıyor. Trend danışmanlığı ABD'de son dönemin gözde meslekleri arasında gösteriliyor. Türkiye'de bu alanda hizmet veren isimler arasında yer alan Zeynep Arhon, iki yıl önce kurduğu Trenddesk adlı şirketiyle önce kendi ufkunu genişletmek, ardından tüketim hayatının nereye doğru gittiğini kavrayabilmek amacıyla yeni bir iş alanı yaratmak adına yola çıktığını söylüyor. Arhon, kendi ifadesiyle markaların alışılmışın dışına çıkıp dünyada olup bitenlere farklı gözlerle bakabilmeleri için "Trenddesk Panelleri" düzenliyor. "Şirketler adına tüketim hayatındaki yenilikleri yakalayan ve çözümler üreten kişilerdir" diyor Arhon yaptığı işi tanımlarken. Reklam ajanslarının ya da araştırma şirketlerinin markalara bugünü okumada fayda sağladığını, geleceği görme konusunda ise dünyaca ünlü markaların trend danışmanlarıyla birlikte projeler yürüttüğünü söyleyen Arhon, işlerinin "alışılmışın dışına çıkarak beklenmeyeni yaratmak" olduğunu ifade ediyor.
Finansçının beyni
Trend terimi herhangi bir tüketici ihtiyacına zamanın ruhunu yansıtan, gruplanabilecek çoklukta ve benzerlikte ürün ya da hizmetlerle cevap verme eğilimi olarak ifade ediliyor. Trendlerin ortaya çıkışını sağlayan temel nokta yine insanların temel ihtiyaçları. Sektörden, tüketici grubundan ve coğrafyadan bağımsız olarak etkisini gösteren eğilimler, bir süre sonra trend haline dönüşebiliyor. Bu eğilimleri ve trendleri önceden yakalamak ve şirketlere ürün ya da hizmet olarak önermek ise trend danışmanlarına düşüyor. Örneğin Sabancı Holding üst düzey yönetimiyle, Güler Sabancı başkanlığında üç ayda bir toplanarak, geleceğe yön verecek trendleri konuşan Arhon ve ekibi, Trenddesk Panelleri'yle de tüketim eğilimlerinin ne yönde ilerlediğini tartışıyor. Aralarında kuaför, mimar, tasarımcı, DJ, ressam ve reyon şefleri gibi ilginç meslek gruplarından kişilerin de bulunduğu 18 kişiden oluşan ekibin geliştirdiği yaklaşımlar ise şirket yöneticileriyle paylaşılıyor. Arhon, iş dünyasında önümüzdeki dönemde, 'bir finansçının analitik beyniyle bir maceraperestin merakını, sanatçının yaratıcılığını, düşünürün soyut yaklaşımını birleştirebilen' insanların öne çıkacağını söylüyor.
Trend direktörleri aranıyor!
Trend yaratmak ve milyonları peşinden sürüklemek yalnızca şirketlerin üretim ya da hizmet planlarını değil, genel meslek anlayışlarını da değiştiriyor. 2006 verilerine göre dünya genelindeki dokuz milyonu aşkın dolar milyonerinin yaratıcılık, keşif ruhu, tutku ve heyecana yatırım yapmayı tercih ettiğini vurgulayan Zeynep Arhon'a göre gelecekte 'deneyim tasarımcısı' ve 'deneyim direktörlüğü' gibi yepyeni meslekler doğacak. Vahşi doğa kampında unutulmaz bir tatil geçirmek için kampa, beş yıldızlı bir otel fiyatı ödemekten gocunmayan ya da günübirlik rock yıldızı olmak için 9 bin 500 doları gözden çıkaran kişilerin gün geçtikçe artması, Arhon'un bu tezini kuvvetlendiriyor. Türkiye'de de Lassa bu deneyim trendini kullanan şirketlerden biri. Trend takibi sayesinde, Lassa markası için demografik hedef kitlenin ötesine geçen bir hedef kitle tanımı yapılmış. Hayatında keşiflere yer açmış genç yetişkinleri içine alan projeler yaratan şirket, kış lastiğini müşterilerinden seçtiği bir kitleyle Kuzey Kutbu'nda test ettiği bir projeyi hayata geçirmiş.
Yeşil endüstri
Arhon'a göre mesleklere yön verecek olan bir diğer faktör de iklim krizi. İklimle ilgili felaketlerin neden olduğu kayıp son 25 yılda yüzde 25 artış gösterdi. Küresel ısınmayla ilgili maliyetin 10 yılda ikiye katlanarak yılda 150 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yeşil endüstrinin bugün İngiltere ve İskandinavya'da konuşulan 'karbon vergisini' yaygın bir uygulama haline getirdiğinde yepyeni bir iş alanı yaratmış olacağına dikkat çeken Arhon, "Bireyin dünyaya bıraktığı 'karbon ayak izi' hesaplanacak ve vergilendirilecek. Devlet bürokrasisi 'karbon vergisi memurlarını' kadroya katmak için harekete geçecek. Yaşam tarzını bir anda değiştirmeye zorlanan, vergi yükü altında ezilen vatandaş ise 'karbon vergisi danışmanlarından' destek alacak. Limiti aşan salınım için ceza ödenecek veya limitin altında kalan birinin salınım hakkı satın alınacak. Fazla karbon salınımının satıldığı ekonomide, karbon ayak izi ticareti ve karbon ayak izi satıcıları oluşarak yeni bir ticaret türü ortaya çıkacak.
58 katlı tarım gökdeleni
Bir diğer hassas konu da gelecekte dünyayı bekleyen gıda krizi. Bu nedenle de devrimsel tarıma yönelik dikey ve yeraltı tarım projelerine hız veriliyor. Arhon bu durumu "Gordon Graff tarafından Kanada Toronto'da inşa edilmesi planlanan 58 katlı dikey tarım gökdeleni, yılda 23 milyon dolarlık gıda üreterek 35 bin kişiyi besleyecek. 'Pasona 02' ise Tokyo'da hayata geçen ve devrimsel tarım diye nitelendirilen bir diğer proje... Yeraltında bin metrekarelik gizli bir banka kasası olarak inşa edilen Pasona 02'de altı oda bulunuyor. Burada hidroponiks yöntemiyle pirinçten çiçeğe 100 farklı ürün yetiştiriliyor. Gelece yön verecek olan trendler, şimdiden bugünün mimarisini ve yaşam biçimini değiştiriyor. Örneğin doğadaki modelleri inceleyen, sonra da bu tasarımları taklit ederek veya bunlardan ilham alarak insanların problemlerine çözüm getirmeyi amaçlayan yeni bilim dalı biyomimikrinin en başarılı örneği Zimbabwe'de 1996'da tamamlanan Eastgate binasıMimarisi Mick Pearce, mühendisliği Arup tarafından gerçekleştirilen binada, bir karınca yuvasından esinlenerek yapılan doğal havalandırma sistemi kullanılıyor. Bu sistem sayesinde bina sakinleri beş yılda 3.5 milyon dolarlık enerji tasarrufu sağladı. Onur UYSAL
|
|
Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
|
|
|