|
| GELİŞİM PSİKOLOJİSİ |
21.4.2008 |
|
İnsan yönetmek, başarının sırrı olarak algılanmaya başladıkça iş dünyası insanı daha derinden anlamaya girişti diye başlamıştım geçen hafta. Gelişim psikolojisinin en önemli ismi Erikson'a göre, insanın yaşamındaki gelişim evrelerinin ilk dördünü anlatmıştım devam ediyorum. Ama çok daha keyifle, çünkü ne tesadüf ki yeni okulumdaki hocamın onun öğrencisi olduğunu öğrendim bu hafta, yani birinci ağızdan öğreniyorum ve aktarıyorum. Hatırlatma: Her dönemde atlatılması gereken bir kriz, bir çatışma bulunmaktadır. İnsanların sağlıklı bir kişilik kazanmalarında bu dönemlerin başarılı olarak aşılması gerekiyor.
|
Hande Yasargil Atesagaoglu
Eposta: hyasargil@mentor-tr.com       Â
GeliÅŸim Psikolojisi 101 (2)
İnsan yönetmek, başarının sırrı olarak algılanmaya başladıkça iş dünyası insanı daha derinden anlamaya girişti diye başlamıştım geçen hafta. Gelişim psikolojisinin en önemli ismi Erikson'a göre, insanın yaşamındaki gelişim evrelerinin ilk dördünü anlatmıştım devam ediyorum. Ama çok daha keyifle, çünkü ne tesadüf ki yeni okulumdaki hocamın onun öğrencisi olduğunu öğrendim bu hafta, yani birinci ağızdan öğreniyorum ve aktarıyorum. Hatırlatma: Her dönemde atlatılması gereken bir kriz, bir çatışma bulunmaktadır. İnsanların sağlıklı bir kişilik kazanmalarında bu dönemlerin başarılı olarak aşılması gerekiyor.
5. Evre: Kimlik Kazanmaya Karşı Rol Karmaşası
Bu dönem 12-18 yaşları kapsar, nam-ı diğer tüm ebeveynlerin kanayan yarası ergenlik. Hızlı fiziksel ve fizyolojik değişimiyle baş etmeye çalışırken bir yandan da kimliğini arar. Yetmezmiş gibi gelecekteki eğitimi, kariyeri hakkında yeni kararlar verme durumundadır. Kendisine ve çevresine son derece varoluşsal sorular sorar. "Ben kimim?", "Çocuk mu yoksa yetişkin miyim?". "Başarılı mı yoksa başarısız mı olacağım?" sorusu çok önemli hale gelir. Ergen, bu soruyu cevaplarken, ana-babasından çok, akran gruplarından etkilenir, zira bu dönemde anne babaların bir şey bilmediğini varsayarlar. Gene de sağlıklı bir kimlik kazanmasında çevresinde model alabileceği yetişkinlerin bulunması önem taşımaktadır. Erikson'a göre bu dönemde ergen, başarılı bir şekilde kimlik kazanma sorununu çözerse, kendine güvenen, kendinden emin bir kişi olarak yaşamını sürdürebilir ve başarılı olur. Tabii bu dönemi pek kötü geçirip sonra çok başarılı olanlar da var. Mesela Bill Gates. Ama istisnaları bir yana bırakırsak, ergenlik dönemi boyunca kendisine" senden adam olmaz" denen gençlerin ya fena bir hırsla zararlı olabildiklerini ya da ne kadar başarılı olsalar da içlerindeki baba sesiyle hiçbir zaman başarılarının keyfini çıkaramadıklarını biliyoruz.
6. Evre: Yakın İlişkilere Karşı Yalnız Kalma
18-26 yaşlarını kapsar. Kimliğini bulan genç artık başkalarıyla yakınlıklar, dostluklar kurabilir. Sevgiye dayanan ilişkiler, dolayısıyla evlilik hayatının önemli konularıdır. Bu dönemdeki krizi sağlıklı olarak atlatan kişi güvenli bir şekilde sevgiyi verme ve alma gücüne sahip olur. Aksi durumda, başkalarıyla dostluk veya aşk ilişkisi kurmada güçlük çeken genç birey, istenmeyen ve sağlıksız olan psikolojik bir yalnızlığa itilebilir. İnsana sevgi ve saygıyı esas alan bir toplum yapısında, bu çatışmaların başarılı bir şekilde çözümlenebileceği gözlemlenmektedir. Yani tek tek kişilerden çok toplum yapısı etkili oluyor insan üzerinde. Elbette yasaklarla dolu bir toplumda gençler yakınlaşma, sevme ve sevilmeyi doğal bir şekilde yaşamayınca sonunda başarısız evlilikler, mutsuz aileler bulabiliyoruz. İyi tarafından bakalım evinde mutsuz olduğu için eve gitmek istemeyenler işkolik olup çok çalışmayı seçebiliyorlar.
7. Evre: Üretkenliğe Karşı Duraklama
Bu dönem orta yaşı kapsar. Kendi çocukları yoluyla neslini devam ettirmek üretkenlik hissinin temelidir. Yetişkin bu dönemde üretken, verimli ve yaratıcıdır. Kişi evi dışında da topluma (şirketine) yararlı işler yapabildiği, kendinden sonraki kuşaklara rehberlik edebildiği sürece üretkenlik hissi beslenir. Aksi durumda bir işe yaramama duygusuna kapılabilir ve durgunluk dönemine girebilir. Etrafa karşı kayıtsız tavırlar geliştirirler. Sahte, köksüz ilişkiler kurar, kendi doyumunu ve çıkarını öncelikle gözetirler. Ayrıca hep yerinde saydığını düşünerek mutsuz olabilirler. Bu dönemdeki krizi, bireyin olumlu bir şekilde atlatmasında; evini, işini paylaştığı kişilerin yani çevresinde yoğun etkileşimde bulunduğu bireylerin rolü önemlidir. Orta yaş krizi diye bir şey olduğuna göre pek çok insan bu üretkenliği sorguluyor demektir: Ayrıca çevrenize baktığınızda işindeki üretkenliğinde bir yere gelmiş, çocukları olan ama motivasyonunu kaybetmiş pek çok kişi göreceksiniz, bu krizi aşmak kolay olmayabiliyor.
8. Evre: Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk
İleri yetişkinlik dönemini kapsar. Bu dönemde birey ya önceki yedi dönemin olumlu birikimi sonucu benliğini tam olarak bulmuş, kendiyle barışık, hayatla olgun bir ilişki kurmuş, mutlu, güvenli, sevilen, aranan, dinlenmekten ve konuşmaktan mutlu olunan bir kişi ya da önceki dönemlerde çatışmaları sağlıklı olarak geçirmeme sonucu umutsuzluklar içinde hırçın aksi bir ihtiyar görünümündedir. Bu yazının kendilerinden esinlenildiği hayatının altın yıllarını her iki şekilde yaşayan insanlar vardır çevrenizde benim olduğu gibi. İlk grup sizi ilgiyle izleyip tüm tecrübesini ve bilgisini davetiniz ölçüsünde kullanımınıza sunarak bilge bir duruş sergiler ve onunla geçirdiğiniz her dakikanın kıymetini bilirsiniz. İkinci grup ise uzun yıllar boyunca halledemediği çatışmalarını halletmeye çalıştığından hayat onların geçmişinde döner, size de dayatılır ve nereye kaçacağınızı bilemezsiniz. Kimse öyle yaşlanmak istemez aslında... Sonuç olarak insanın kişiliğinin şekillenmesinde ve gelişiminde anneden başlayarak sırasıyla aile, okul, şehir ve dünyadaki diğer insanlar önemli rol oynamaktadır. O halde mutlu insanlardan oluşan mutlu bir toplum meydana getirmek istiyorsak, bireyin her dönemdeki temel ihtiyaçlarını en iyi şekilde doyurmasını sağlamak çatışmalarını çözümlemesine yardım etmek üzere çaba harcamamız gerekmektedir. İşe çocuklarınızdan başlamak en kolayı...
|
|
Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
|
|
|