Ortaöğretime geçiş sisteminde ilköğretim altı, yedi ve sekizinci sınıf öğrencilerinin seviyelerini ölçmeyi ve aldıkları puanlara göre ortaöğretim kurumlarına yerleştirmeyi esas alan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) altıncı ve yedinci sınıf öğrencileri için kademeli olarak kaldırıldı.
Öğrencilerin seviyelerini belirlemede yetersiz olduğu ve müfredata uygun olmadığı gerekçesiyle kaldırılan Ortaöğretim Kurumlar Sınavı’nın (OKS) yerine getirilen SBS’nin de tek sınava düşmesi velilere rahat bir nefes aldırırken, iş potansiyellerini ceddi anlamda kaybedecek olan dershaneleri ise tedirgin etti.
Çünkü bundan böyle 2010–2011 eğitim yılından itibaren yalnızca sekizinci sınıfların sorumlu olacağı SBS’de sekizinci sınıf müfredatını kapsayan sorular yer alacak. Bu yıl SBS’ye altıncı ve yedinci sınıf olarak giren öğrenciler ise eski sisteme göre yedinci ve sekizinci sınıflarda sınava girerek ortaöğretim kurumlarına yerleştirilecek.
Eğitimde fırsat eşitliği ilkesinden hareketle yapılan yeniliklerle tüm ortaöğretim kurumlarının başarısının yükseltilmesi hedefleniyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yeni sisteme geçişle birlikte okuldaki eğitimin öğrenciler üzerindeki rolünün artacağını, bu sayede dershanelere olan yönelimin azalarak velilerin üzerindeki ekonomik yükün de hafifleyeceğini belirtiyor.
Dershaneler desteklemiyor
Yapılan değişikliklerle öğrencileri okul dışı kurumlardan kurtarma imajı çizildiğini söyleyen Final Dergisi Dershanesi Tanıtım Koordinatörü Celil Vardar, kaldırılan sistemi tamamen dışlamanın yanlış olduğu görüşünde. “Sistemde bazı iyileştirmeler yapılarak da var olan sorunlar çözülebilirdi” diyen Vardar, eğitimde ölçmenin çok önemli olduğuna ve ölçmeden geliştirme olamayacağına dikkat çekerek SBS’nin öğrencileri araştırmaya ve öğrenmeye teşvik ettiğini belirtiyor.
Tek sınavlı OKS sistemi döneminde de öğrencilerin dershaneleri tercih ettiğinin altını çizen Vardar’a göre SBS’nin kaldırılması dershanecilik sektörünü etkilemeyecek.
Özel Dershaneler Birliği Derneği (ÖZ-DE-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü’ye göre ise bu durumda en önemli konu, değişikliklerle birlikte eğitim ve öğretimin niteliğinin artıp artmayacağı, nitelikli eğitim öğretim talebinin karşılanıp karşılanamayacağı sorularına yanıt bulmak.
Ülkemiz gerçeklerinin merkezi sınavları zorunlu kıldığını belirten Köprülü, doğruya en yakın başarı ölçümünün merkezi sınavlarla mümkün olacağına inanıyor.
Köprülü, SBS’nin önümüzdeki yıl altıncı sınıflarda uygulanmayacak olması nedeniyle bu sınıflarda öğrencisi olan ve dershanelere kayıt yaptıran öğrenci velilerinden bazılarının bu kararlarını gözden geçirmeye başladıklarını ifade ediyor.
Sevinç Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Umut Şahin ise kamuoyunda sınavın sanki ortadan kaldırılması gereken ve öğrencilerin gelişimi üzerinde tahribat yaratan bir sorun olarak gösterilmesine tepkili. Türkiye genelinde 100 öğrenciden yaklaşık 30’unun başarılı olabildiği sistemde adaletli bir eleme için sınavın şart olduğunu ifade ediyor. SBS’nin öğrenciler üzerinde olumlu ya da olumsuz denilecek tek ve kesin bir etkisi olmadığının altını çizen Şahin, aile desteği, eğitim olanakları ve kişisel özveri farklılıklarının da öğrencileri etkilediğini ifade ediyor.
“Mutsuz ve agresif hale geliyorlar”
Koç Eğitim Yetkilisi Haluk Üçgüler’e göre ise SBS iyi tasarlanmamış bir sınav. SBS’ye geçişin yanlış verilmiş bir karar olduğunu düşünen Üçgüler, uygulama konusunda daha fazla ısrar etmeden kaldırılmış olmasını da olumlu bir gelişme olarak görüyor. Tek sınavdaki konu yükünü azaltmak amacıyla uygulamaya konulan SBS sistemiyle üç sene boyunca öğrencilerin hayatlarına ipotek konulduğu görüşünde olan Haluk Üçgüler’e göre SBS, öğrencileri spordan, müzikten, sanattan uzaklaştırıyor. Öğrencilerin spor alışkanlığı edinmeleri gereken dönemi dershanelerde geçirdiklerini vurgulayan Üçgüçler, “Bu yüzden öğrenciler mutsuz ve agresif hale geliyor” diyor.