Sınav Salonu Kamu Kurumları Ders Notları Haberler Anketler Kitap - Yayınevi Forumlar İlanlar Dosya İndir Araçlar İletişim Tarihçe
Ana Sayfa{(pagecat.php|dirtype=news&dirlang=tr¤tdir=106)}

Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol

 "BİLİME YATIRIM YARINA ARMAĞANDIR"

 18.6.2009

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bilim ve teknolojiye yatırım, bugüne dermandır, yarına da armağandır'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bilim ve teknolojiye yatırım, bugüne dermandır, yarına da armağandır'' dedi. 


     Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. Erdoğan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, özellikle son yıllarda Türkiye'deki araştırmacı ve araştırmacı personel sayısındaki artışın umut verici olduğunu dile getirerek, son birkaç yılda bu alanlardaki artış hızında Türkiye'nin, dünyada ilk 3 sırada yer aldığını söyledi. 


     Erdoğan, 2005 yılında, 2010 yılı için konulan ''40 bin tam zaman eş değer araştırmacı hedefine'' 2006 yılında aşıldığını kaydederek, bu hedefi, 2006 yılında revize ederek 2013 için 150 bin personel hedefi olarak değiştirdiklerini anımsattı. 


     Bu umut verici gelişmelere rağmen, Türkiye'deki araştırma personeli ve araştırmacı sayısının gelişmiş ülkelerdekilerle karşılaştırıldığında yetersiz olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: 


     ''Halen ülkemizde 10 bin çalışan başına düşen AR-GE personeli sayısı, ne yazık ki sadece 30'dur. Aynı rakamın Almanya'da 125, İngiltere'de 107 ve Finlandiya'da 226 olduğunu göz önüne alırsak, yukarıdaki hedefe ulaşmak için bu alanda daha büyük atılımları gerçekleştirmemizin gereğini görüyoruz. Kurulun 16. toplantısında, bilim ve teknoloji insan kaynağı stratejisi ve eylem planının hazırlanması kararının almıştık. 


     Bu karar kapsamında ve TÜBİTAK koordinasyonunda üniversitelerimiz, özel sektör ve kamu sektöründeki genç ve deneyimli araştırmacıların katılımı ile bir dizi araştırma toplantıları düzenlenmişti.Son olarak geçen Şubat ayında Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın başkanlığında YÖK Başkanı ve üst düzey yöneticileri ile 100 üniversitenin rektörünün katılımla bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda rektörlerimiz daha önceki toplantılarda dile getirilen konuları öncelik sıralamasına tabi tuttular. Kendileri açısından belirledikleri öncelikli sorunlar doğrultusunda çözüm önerileri ürettiler. Ve bunu sundular. Böylece Türkiye, araştırma alanında faaliyet gösteren bilim insanlarının bakış açısıyla bilim insanları için en uygun iklimin oluşturması açısından önemli bir adım atıldı.'' 


     Sorunların çözümü ve önerilerin hızla hayata geçirilmesi için ilgili taraf ve kuruluşların sadece katılımını sağlayacak bir koordinasyon kurulunun kurulmasını planladıklarını belirten Erdoğan, ''İnsan gücü, bilgi üretiminde, dolayısıyla teknolojik ve ekonomik gelişimde en önemli rolü oynuyor'' dedi.
    
     -NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ-
    
     Bilgi tabanlı toplumların, nitelikli iş gücüne gereksinim duyduğunu ifade eden Erdoğan, esasen nitelikli iş gücünün, sadece ileri teknolojiler gerektiren sektörler değil, tüm sektörler için geçerli olduğunu vurguladı. 


     Nitelikli iş gücünün, günümüzde giderek artan bilgi yoğunluğu nedeniyle, ülkeler için bu bilgileri anlayabilecek, kullanabilecek ve yeni bilgiler üretebilecek yüksek nitelikli insan gücü ve kritik unsurlardan biri haline dönüştüğünü belirten Başbakan Erdoğan, söz konusu atılımları gerçekleştirmek için Türkiye'deki özgün kaynakların yanı sıra, uluslararası kaynakların da kullanılması gerektiğini anlattı. 


     Devlet okullarında eğitim alan bir araştırmacının, doktora derecesi alana kadar kamu kaynaklarından kendisine yapılan yatırımın, ortalama 150-200 bin lira arasında olduğunu kaydeden Erdoğan, ''Ülkemizden bir araştırmacının yurt dışına göz etmesi halinde, çalıştığı ülkeye sağladığı katma değeri de göz önüne alırsak, bu kaybın kişi başına milyonlarca liraya çıkacağı açıktır. Bu kayıp, sosyal maliyetlerde hesaba katıldığında milyarlara ulaşabiliyor'' dedi.
    
     -KONUK BİLİM ADAMLARI-
    
     Türkiye'nin uzun bir süreden beri bu kayıpların maliyetini üstlendiğini anlatan Başbakan Erdoğan, ama bu durumu, kendileri için kazanç haline getiren ülkelerin de bulunduğunu anlattı. Erdoğan, bunların dışında, yetişmiş bir araştırmacıyı istihdam ettiklerinde, söz konusu rakamların kendi kazanç hanelerine yazıldığının bilincinde olan ülkeler olduğunu söyledi. 


     Bu konuda örnekler de veren Başbakan Erdoğan, ABD'de çalışan doktoralı çalışanların yüzde 33'ünün, ABD sınırları dışında doğduğunu, yine bu ülkedeki yabancı uyruklu araştırmacıların oranının yüzde 13 civarında olduğunu anlattı. 


     2006 yılı itibariyle AB ülkelerinde çalışan 25-65 yaş gurubundaki uluslararası araştırmacıların, toplam araştırmacılara oranının yüzde 6 düzeyinde olduğunu kaydeden Erdoğan, YÖK kaynaklarına göre Türkiye'deki üniversitelerde görev alan konuk öğretim elemanı sayısının ise 700 civarında olduğunu bildirdi. Bunların çoğunluğunun da araştırmadan çok eğitim faaliyetlerinde yer aldığını dile getiren Erdoğan, konut öğretim elemanlarını alanlarına bakıldığında ise önemli bölümünün sanat dalları ve yabancı dil alanlarında yoğunlaştığının görüldüğünü belirtti.
     Türkiye'de, uluslararası konuk bilim insanı niteliğini taşıyanların sayısının, sadece 100 civarında olduğunu bildiren Erdoğan, bunların tamamına yakınının da ''eş durumundan Türkiye'de bulunduğunun anlaşıldığını'' söyledi. 


     Erdoğan, ''Daha açık bir ifade ile ülkemizde uluslararası araştırmacı yok denecek kadar az. Bu durumu tersine çevirmek için bir önceki toplantımızda, bu alandaki sorunların çözümüne yönelik olarak bir uluslararası araştırmacılar koordinasyon komitesi kurmuştuk'' dedi.
     Yapılan çalışmalar sonunda kısa vadede çözülecek sorunlar için düşünülen önerilerin, bu toplantıda kurula sunulacağını anlatan Erdoğan, amacın, Türkiye'yi uluslararası yatırımcı için cazip hale getirirken, uluslararası yetenekli beyinleri de ülkeye çekmek olduğunu kaydetti.
    
     -AR-GE ÇALIŞMALARINA YAPILAN DESTEKLER-
    
     Hükümet olarak, 2005 yılından itibaren kamu kaynaklarından AR-GE ve yenilik çalışmalarına ciddi miktarlarda bir rakam ayırdıklarını anlatan Erdoğan, özel sektörün, AR-GE ve yenilik çalışmalarını teşvik amacıyla 2008 yılı içinde bir yasa çıkardıklarını anlattı. Bu yasanın yansımalarını dile getiren Erdoğan, özgün teknoloji, araştırma ve yenilik faaliyetlerinin artık özel sektörün gündeminde daha fazla yer almaya başladığını söyledi.
    
     -REKABET-
    
     İş adamları ve girişimcilerin, özgün teknoloji olmadan, bilgiyi üretip kullanma yetkinliğini geliştirmeden, değil küresel bazda ülke sınırları içinde bile rekabet etmelerinin mümkün olmadığını artık bildiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu: 


     ''Aslında AR-GE, yatırım için en karlı alanlardan biri. Uzun vadelidir, sabır ister ama sonunda kar olarak, yeni pazarlar olarak size geri döner. Yapılan gözlemlere göre, AR-GE yatırımlarını ekonomik getirisinin dünya ortalaması firma düzeyinde yüzde 28 iken, sosyal getiri ise en az bu rakamın iki katıdır. Onun için devlet olarak bu alana kaynak ayırıyoruz. Onun için bilim ve teknoloji bizim öncelikli alanlarımızdan biri.
     Ülkemizdeki öncü sektörlerden biri olan otomotiv sektöründeki araştırma ve yenilik faaliyetlerindeki gelişmeleri bizzat sektör liderlerinden dinleyeceğiz. Biz konuşmayacağız. Bizzat kendileri konuşacaklar. Yapılan çalışmaların sonucunun istihdama, ihracata dolayısıyla ülke gelişimine olan katkılarını birlikte inceleyeceğiz. 


     Bilenlerle bilmeyenlerin aynı tutulmadığı bir medeniyetten geliyoruz. Milliyeti ve cinsiyeti ne olursa olsun, dünyanın neresinde doğmuş veya yetişmiş olursa olsun, iyi bilim insanlarını kendi topraklarımızda ağırladığımız dönemlerde, çağına imza atmış bir medeniyetin varisleriyiz. Bilim insanları için en uygun ortamın oluşturulması ve onların kazanılması bizim de birinci önceliğimizdir. Burada kazanımdan kastettiğim sadece o ülkede mevcut bilim insanlarını korunması veya yenilerinin yetiştirilmesi değil, diğer ülkelerdeki bilim insanları için de Türkiye'nin cazip hale getirilmesidir. Bilim, teknoloji ve yeniliğin ülkemizin geleceği açısından vazgeçilmez öneme sahip olduğu bilinciyle, bu konuya her zamankinden daha fazla yoğunlaşmamız gerekiyor. 


     Kamu kuruluşları, üniversitelerimiz ve sanayi işbirliği ile ülkemizin aydınlık geleceğini şimdiden planlamalı ve planlananları da yaşama geçirmek için var gücümüzle, el birliği ile çalışmalıyız. Bu doğrultuda emek veren, bilim insanlarımıza ve kuruluşlarımıza en içten şükranlarımızı sunuyorum. Bu alana daha fazla kaynak ayırmamazın önemli olduğunu düşünüyorum. Biliyorum ki bilim ve teknolojiye yatırım, bugüne dermandır, yarına da armağandır. Bu yatırımın gelecek nesillerimiz için en iyi bir miras olduğunu düşünüyorum.''

 AA

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Yorumlar Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Bu konuda yorum yapılmamış
Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.





Word'da gör İndir Arkadaşına öner Yazdır RSS Sitene Ekle
Tüm haklar saklıdır © KPSS.com.tr 2007
kpss.com.tr , kpsscomtr.com , kamusinavi.com , memur