Memur Kurumlar Ders Notları Haberler Anketler Tarihçe Kitap - Yayınevi Forum İlanlar Dosya İndir Araçlar İletişim Sınav Salonu
Google Grupları
İş İlanlarına abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol

KPSS İle İlgili Tüm Gelişme ve Haberler İçin Facebook Sayfamızı Beğeniniz.

İDARİ YARGI

 

İdari yargı, idari makamların idare hukuku alanındaki faaliyetlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlendiği yargı koludur.

I.         İdari Yargı Teşkilatı

II.       İdari Yargının Görev Alanı ve Uyuşmazlık Mahkemesi

III.      Dava Türleri

IV.    Yargılama Usulü

V.      Kanun Yolları

I.        İDARİ YARGI ÖRGÜTÜ

A.      İLK DERECE MAHKEMELERİ

İdari yargı kolunun ilk derece mahkemeleri “idare mahkemeleri” ve “vergi mahkemeleri”dir.  İdare ve vergi mahkemeleri İçişleri, Maliye Bakanlıklarının görüşleri alınarak ve bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi göz önünde tutularak Adalet Bakanlığınca kurulurlar ve yargı çevreleri tespit olunur.

İdare ve vergi mahkemesi başkan ve üyeleri “hakim” statüsündedir. Adli yargı  hakimlerinin tabi olduğu hukuki statüye tabidirler; hakimlik teminatına ve bağımsızlığına sahiptir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından göreve alınırlar ve özlük işleri konusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu karar verir.

1.      İdare Mahkemeleri

İdare mahkemeleri idari yargı kolunun genel görevli ilk derece mahkemesidir. Kanunlarla başka yargı yerlerinin görev alanına bırakılmayan iptal ve tam yargı davalarına idare mahkemeleri bakar.

(Kanun : İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki:

a) İptal davalarını,

b) Tam yargı davalarını,

c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları,

d) Diğer kanunlarla verilen işleri, çözümler.)

İdare mahkemelerinde birer başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Mahkeme kurulu, başkan ve iki üyeden oluşur.

İdare mahkemeleri, kural olarak, kurul halinde ( bir başkan ve iki üye) toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Ancak toplamı, bir milyar lirayı (2006 yılı için: 5960 YTL’dir) aşmayan tam yargı davaları ile aynı miktarı aşmayan konusu belli bir parayı içeren idari işlemlere karşı açılan iptal davaları tek hakimle karara bağlanır

 Vergi Mahkemeleri

Vergi mahkemeleri

a)      Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,

b)      (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları,

c)      Diğer kanunlarda verilen işleri “

karara bağlamakla görevlidir.

      Vergi mahkemeleri bir başkan ve yeteri kadar üyeden oluşur. Vergi mahkemeleri tek hakimli ve kurul halinde olmak üzere iki değişik şekilde çalışır. Kurul, bir başkan ve iki üyeden oluşur. Toplam değeri bir milyar lirayı (2006 yılı için: 5960 YTL) aşmayan vergi uyuşmazlıklarına tek hakimle karara bağlanır (2576 sayılı kanun, m.7/2).

Vergi mahkemelerinin tek hakimle verdiği kararlara karşı, itiraz yoluyla bölge idare mahkemelerinde başvuruda bulunulur. Vergi mahkemelerinin kurul olarak  (bir başkan ve iki üyeyle) verdikleri kararlara karşı ise temyiz yoluyla Danıştaya başvurulur.

B.     Bölge İdare Mahkemeleri

Bölge idare mahkemeleri İçişleri, Maliye Bakanlıkları ile Gümrük ve Tekel Bakanlığının görüşleri alınarak bölgelerin coğrafi durumları iş hacmi göz önünde tutularak Adalet Bakanlığınca kurulur ve yargı çevreleri tespit olunur.

Bölge idare mahkemeleri bir başkan ve iki üyeden oluşur.

Bölge idare mahkemelerinin görevleri şunlardır:

a) Yargı çevrelerindeki idare ve vergi maddelerinde tek hakimle verilen kararlara ve İdari Yargılama Usulü Kanununun    45’inci maddesinde sayılan kararlara karşı yapılan “itiraz başvuruları” nı inceler ve bunları kesin hükme bağlar.

b) Yargı çevresindeki idare ve vergi maddeler arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karar bağlar

c) Nihayet bölge idare mahkemeleri kanunlarla verilmiş diğer görevleri yerine getirir.

C.     Danıştay

Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş Yüksek İdare Mahkemesi, danışma ve inceleme merciidir.

1. Danıştay Üyeliği

Danıştay meslek mensupları Danıştay Başkanı, Danıştay Başsavcısı, Danıştay başkanvekili, daire başkanları ile üyelerdir.

Danıştay üyelerinin dörtte üçü birinci sınıf idari yargı hakim ve sav görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karar bağlar (un  coğrafi durcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, dörtte biri de nitelikli kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilir. Danıştayda boşalan üye sayısı dördü bulunca, dördüncü üyeliğin boşaldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde durum Danıştay Başkanlığınca Başbakanlığa ve Adalet Bakanlığına duyurulur.

Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tam sayısının salt çoğunluğu ile seçilirler.

2.      Danıştay’ın Oluşumu

a)      Daireler: Danıştay’da, onikisi dava ve biri de idari olmak üzere toplam onüç daire vardır. Her daire bir başkan ve en az dört üyeden kuruludur. Görüşme sayısı beştir. Kararlar çoğunlukla verilir. Dairelerde yeteri kadar tetkik hakimi de bulunur.

b)      Dava Daireleri Kurulları

-          İdari Dava Daireleri Kurulu : Başlıca iki temel görevi vardır.a) İdare mahkemelerince verilen direnme(ısrar) kararlarını incelemek ve b) idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temziyen inceleyip karar vermek (Danıştay K. , m.38). Keza Danıştay idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak aldığı yürütmeyi durdurma kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarak karara bağlamak  görev ve yetkisi de İdari Dava Daireleri Kuruluna aittir (İYUK, m.27/6).

-          Vergi Dava Daireleri Kurulu : İki temel görevi vardır ; aa) Vergi mahkemelerince verilen direnme(ısrar) kararlarını incelemek ve b) vergi dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temziyen inceleyip karar vermek (Danıştay K., m.38). Keza Danıştay vergi dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak aldığı yürütmeyi durdurma kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarak karara bağlamak  görev ve yetkisi de İdari Dava Daireleri Kuruluna aittir (İYUK, m.27/6).

c)      İçtihatları Birleştirme Kurulu, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve dava daireleri başkanları ile üyelerinden oluşur.

d)      Danıştay Genel Kurulu, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler ile Genel Sekreterden oluşur.

e)      Başkanlık Kurulu, Danıştay Başkanının başkanlığında Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanlarından oluşur.

3.      Danıştay’ın Görevleri

(Kanun: Danıştay,

a)      İdare Mahkemeleri ile vergi mahkemelerinden verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz istemlerini inceler ve karara bağlar.

b)      Bu Kanunda yazılı idari davaları ilk ve son derece mahkemesi olarak karara bağlar.

c)      Başbakanlık veya Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarı ve teklifleri hakkında görüşünü bildirir.

d)   Tüzük tasarılarını inceler; kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşüncesini bildirir.

e)    Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık tarafından gönderilen işler hakkında görüşünü bildirir.

f)        Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yapar.)

     

 İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar:

 1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak:

a) Bakanlar Kurulu kararlarına,

b) (Değişik : 2/6/2004 - 5183/4 md.)Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere,

c) Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere,

d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,

e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,

f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine,

Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar.

2. Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar.

Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar:

       İdare mahkemeleri ile vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili nihai kararlar Danıştayda temyiz yoluyla incelenir ve karara bağlanır.

İdari Dava Daireleri  Kurulu;

a) İdare mahkemelerinden verilen ısrar kararlarını,

b) İdari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları, temyizen inceler.

Vergi Dava Daireleri  Kurulu;

a) Vergi mahkemelerinden verilen ısrar kararlarını,

b) Vergi dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları, temyizen inceler.

ASKERİ İDARİ YARGI ÖRGÜTÜ: ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ

Askeri idari yargı tek derecelidir. Yani, bu yargı kolunda ilk veya yüksek derece mahkemesi olarak tek mahkeme yer alır; o da Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)dir. AYİM, 1971 yılında, 1961 Anayasasının 140’ıncı maddesinin değiştirilmesiyle kurulmuştur.

Askeri Yüksek İdari Mahkemesi, Askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.

II.      İDARİ YARGININ GÖREV ALANI ve UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ

A.      İdari Yargının Görev Alanı

Görev, mahkemenin dava konusu bakımından yetkili olması demektir. Diğer bir ifadeyle görev, davanın hangi mahkemede çözümleneceği sorununu ifade etmektedir.

Genel Kural: (“Görev Esası İzler”) İdari yargı ile adli yargı arasında görev paylaşımı, “görev esası izler” prensibine göre yapılır. Bu şu anlama gelir: Bir uyuşmazlık idare hukuku kuralları uygulanarak çözümleniyorsa, o uyuşmazlık, idari yargının; buna karşılık, özel hukuk kurallarına göre çözümleniyorsa adli yargının görev alanına girer.

İdarenin kamu gücü ayrıcalık ve yükümlülüklerine dayanmadan yürüttüğü faaliyetler özel hukuka tabidir ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlık adli yargıda görülür.

İdari eylem, işlem ve sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar, idari yargının görev alanına girmektedir. İdari uyuşmazlıklar, idari yargının görev alanına girer.

İstisnalar:

1-      Nüfus sicillerine ilişkin davalar

2-      Tapu siciline ilişkin davalar

3-      3402 sayılı Kadastro Kanununun uygulanmasından doğan davalar

4-      6831 sayılı Orman Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar

5-      İcra ve İflas Kanununun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar

6-      Kamulaştırma işlemine karşı açılan iptal davası hariç 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun uygulanmasından doğan davalar

7-      3194 sayılı İmar Kanununda öngörülmüş para cezalarında kaynaklanan davalar

8-      Belediye cezalarından doğan davalar

9-      İş Kanununun Uygulanmasından Doğan davalar

10-  Mahkeme kararlarını otuz gün içinde kasten yerine getirmeyen kamu görevlilerine karşı açılan tazminat davaları

11-  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki zararlardan doğan davalar (İdarenin araçlarının karıştığı trafik kazalarından kaynaklananzararların tazmini istemiyle açılacak davalar). Ancak, idarenin aracında bulunan kamu görevlilerinin uğradığı zararlardan dolayı idareye açacakları tazminat davaları idari yargıda görülür. Trafik kazası yol kusurundan veya işaretleme eksikliğinden kaynaklanmış ise, idareye karşı açılacak dava idare mahkemelerinin görevine girer.  Nihayet, trafik polislerinin kestiği trafik para cezalarından doğan uyuşmazlıklar da idari yargıda görülür.

Fiili Yoldan Kaynaklanan Davalar Adli Yargının Görev alanına Girer – Fiili yol, idarenin ağır ve apaçık bir şekilde hukuka aykırı olan bir eylemi ile bir temel hak ve hürriyete veya mülkiyet hakkına yaptığı müdahaledir.

     İdarenin Özel Hukuk Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklar Adli Yargının görev Alanına Girer – Kira sözleşmeleri, abonman sözleşmeleri (doğal gaz, su, elektrik), satım sözleşmeleri, bayilik sözleşmeleri, kamu ihale sözleşmeleri, öğrencilerle yapılan burs ve kredi sözleşmeleri ve keza öğrencilerin veya kamu görevlilerinin yaptığı hizmet taahhütleri, nihayet hizmet akitleri birer özel hukuk sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.

KİT’lerin Özel Hukuka Tabi Faaliyetlerinden Doğan Uyuşmazlıklar Adli Yargıda Karara Bağlanır.

Tahkim yolu öngörülmüş imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar idari yargının da adli yargının da görev alanına girmez.

B.     Görev Uyuşmazlıklarının Çözümü: Uyuşmazlık Mahkemesi

Uyuşmazlık mahkemesi, bir başkan ve oniki asıl ve oniki yedek üyeden kurulur. Başkan, Anayasa Mahkemesi tarafından kendi üyeleri arasından seçilir. Üyelerin bir kısmı Yargıtay ve Danıştay’ın gösterdiği adaylar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilir. Üyelerin diğer kısmı ise, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesince gösterilen adaylar tarafından Cumhurbaşkanınca seçilir.

Uyuşmazlık mahkemesi adli, idari ve askeri yargı mercilerin arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir. Anayasa Mahkemesiyle diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır. Uyuşmazlık mahkemesinin verdiği kararlar kesindir. Uyuşmazlık Mahkemesinin görevli saydığı mahkeme davaya bakmak zorundadır.

Uyuşmazlık Türleri:

1. Görev Uyuşmazlığı

a)      Olumlu Görev Uyuşmazlığı: Bir uyuşmazlığın başka bir yargı düzeninin görevi içine girdiği gerekçesi ile yapılan görevsizlik itirazının mahkemece reddi üzerine, görev alanı korunmak istenen yargı düzeni içinde yer alan başsavcının görev konusunun incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinden istemesidir.

b)      Olumsuz Görev Uyuşmazlığı: Adli, idari veya askeri yargıya mensup iki ayrı mahkemenin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada karşılıklı birbirlerini görevli saymaları gerekçesiyle, görevsizlik kararı vermeleri ve bu kararların kesinleşmesi üzerine ortaya çıkan görev uyuşmazlığı halidir.

2.      Hüküm Uyuşmazlığı

Hüküm uyuşmazlığı, adli, askeri ve idari yargı yerlerinden en az ikisi tarafından görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş aynı konuya ve aynı sebebe ilişkin taraflardan en az biri aynı olan ve kararlar arasında çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız olan durumlarda hüküm uyuşmazlığı yoluna gidilir.

III.    DAVA TÜRLERİ

A.      İptal Davası

İptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile, hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için… menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalardır.

 

 

1. İptal Davasının Özellikleri:

-          İptal davasının konusu, idari işlemlerdir. İdari sözleşmelere karşı, idarenin eylemlerine karşı iptal davası açılamaz.

-          İptal davasının amacı, idari işlemin hukuka uygunluğu karinesini çürütmektir.

-          İptal, idari işlemin alınmasından itibaren, bütün hüküm ve sonuçlarıyla birlikte hukuk aleminden silinmesi anlamına gelir.

-          İptal davası, objektif nitelikte bir davadır. İptal davası sonucunda verilen karar sadece taraflar arasında değil, herkes için hüküm ve sonuç doğurur.

-          İptal davası açmak için, hak ihlali şart değildir; menfaat ihlali yeterlidir.

2. İptal Davasının Ön Koşulları

a)      Göreve İlişkin Ön Koşullar

Usul hukukunda “görev”, mahkemenin dava konusu itibarıyla yetkili olup olmadığını ifade eder. O nedenle göreve “konu itibarıyla yetki” de denebilir. Görev, kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla görevsizlik itirazı yapılsın veya yapılmasın, mahkeme davanın her aşamasında re’sen görevli olup olmadığını araştırıp görevsizlik kararı verebilir.

Bir idari dava, vergi mahkemelerinin ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevine girmiyorsa, o dava, idare mahkemesinin görevine girer; dolayısıyla idare mahkemesinde açılabilir.

b)      Yetkiye İlişkin Ön Koşullar

Yetki, bir davanın hangi yerdeki mahkemede bakılacağını ifade eder. Yetki, kamu düzenindendir.

İdari Yargılama Usul Kanununun 32’nci maddesine göre kanunlarla ayrıca yetkili mahkeme gösterilmemişse (gösterilmişse buna özel yetki denir ve o mahkemenin yetkili olduğu kabul edilir), genel yetkili idare mahkemesi, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Özel Yetki Kuralları

Kamu görevlilerine ilişkin özel yetki kuralları

-          Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir.

-          Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.

-          Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Taşınmaz mallara ilişkin özel yetki kuralları

-          İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.

-          Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.

Taşınır mallara ilişkin özel yetki kuralı

Taşınır mallara ilişkin davalarda yetkili mahkeme, taşınır malın bulunduğu yer idare mahkemesidir.

c)      İptal Davasının Konusuna İlişkin Ön Koşullar: Kesin ve Yürütülmesi Gereken İdari İşlem

d)      Davacıya İlişkin Ön Koşullar

Davacı, kendisi tarafından veya vekili tarafından adına dava açılan kişidir. Davada taraf olma ehliyeti, dava açabilme ehliyeti. Dava açma ehliyetine sahip olan herkes, durup dururken iptal davası açamaz. Bunun için bir menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekir. Söz konusu menfaatin meşru, kişisel ve güncel bir menfaat olması gerekir.

e)      Davalıya İlişkin Ön Koşullar

İptal davasında davalı, kendisine karşı açılan kamu tüzel kişisidir.

Gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi o kadar önemli değildir. Yanlış gösterilmişse idare mahkemesi, dilekçeyi doğru davalıya tebliğ eder.

İptal davasında davalı, kural olarak, dava konusu işlemi tesis eden idari makamdır. Söz konusu idari makam hangi kamu tüzel kişiliği içinde yer alıyorsa davalı o kamu tüzel kişisidir; yani husumet o kamu tüzel kişiliğine yöneltilir

f)        Süreye İlişkin Ön Koşullar

Genel dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Dava açma süresi hak düşürücü niteliktedir. Sürenin başlangıcı yazılı bildirim tarihidir. Dava açma süresi idari işlemin yazılı bildirimin (tebliğ) yapıldığı günü izleyen günden itibaren başlar.

Süreyi durduran hal: Üst makamlara başvurma. Üst makam, başvuruyu 60 gün içinde cevaplamazsa veya reddederse, dava açma süresi (kaldığı yerden) işlemeye başlar.

Süre, ara vermeye (yani adli tatile) rastlamış ise, süre ara vermenin son gününden itibaren yedi gün uzar.

Son gün, resmi tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.

Düzenleyici işlemlere (tüzük, yönetmelik) karşı da dava açma süresi altmış gündür.

Zımni ret kararında da dava süresi 60 gündür.

g)      Biçime İlişkin Ön Koşullar

İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar gösterilmelidir.

Dilekçe verilirken mahkemenin yazı işlerinde harç ve posta ücreti hesaplanır (İYUK, m.6). Harç ve posta ücreti yatırıldıktan sonra, mahkeme başkanı tarafından dilekçenin arkasına tarih ve paraf atılarak yazı işlerine havale edilir. Bundan sonra dilekçe deftere kaydedilir. Dava deftere kayıt tarihinde açılmış sayılır.

Dilekçede biçim noksanlıkları varsa, mahkemede dilekçenin düzeltilmesi için 30 günlük ek süre verilir. Bu süre içinde davacı eksiklikleri giderirse, dava incelenir. Eksiklikler süresi içinde tamamlanmazsa, mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir.

Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.

h)      Esasa İlişkin Koşullar

Bir idari işlemin iptaline yol açan sebep, o işlemin hukuka aykırılığıdır. Bir idari işlemin hukuka aykırılığı ise, yetki, şekil, usul, sebep, konu ve maksat unsurlarında olmaktadır.

3.      İptal Davasının Sonuçları

İdare mahkemesi iptal davası sonucunda başvuruyu reddeder, ya da dava konusu işlemi iptal eder.

İptal Kararının Sonuçları

İptal kararı dava konusu işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırır. Yani iptal kararları geçmişe etkilidir. İptal kararıyla birlikte işlem yapılmamış gibi, eski durum geriye gelir.

Düzenleyici işlemler (tüzük, yönetmelik) iptal edilmişse bundan üçüncü kişiler de yararlanır. Zira iptalden sonra bu işlemler yürürlükten kalkarlar. Ancak, bir bireysel idari işlem iptal edilmişse, bundan kural olarak sadece davacı yararlanır; iptal kararı aynı veya benzer durumda olan dava açmamış üçüncü kişileri kural olarak etkilemez.

İptal Kararının Yerine Getirilmesi

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyatı haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.

 

B.     Tam Yargı Davası

Tam yargı davası, idari ve eylem ve işlemler neticesinde kişisel hakları doğrudan doğruya ihlal edilmiş olan kişilerin uğradıkları zararın giderilmesine istemiyle idari yargıda açtıkları davalardır.

1. Tam yargı davası-İptal davası karşılaştırması

Tam yargı davası ile iptal davası arasında bazı benzerlikler ve farklılıklar vardır:

-          Her iki dava türüne de aynı yargılama yöntemi uygulanır.

-          İptal davasına yalnız tek yanlı idari işlemler konu olabilir. Tam yargı davalarına ise tek yanlı idari işlemler, idari eylemler ve hatta idari sözleşmeler konu olabilir.

-          İptal davası objektif niteliktedir. Tam yargı davası ise sübjektif niteliktedir. Bu tür davalarda, davacı kendisinin bir sübjektif hakkının ihlal edildiğini iddia eder ve idareye bir borç yükletilmesini talep eder.

-          İptal davası açabilmek için bir menfaatin ihlal edilmiş olması yeterlidir. Tam yargı davası açabilmek için ise, davacının kişisel haklarının doğrudan muhtel olması, yani ihlal edilmiş olması gerekir.

-          İptal davasının sonuçlarından yerine göre üçüncü kişilerde yararlanabilir. Oysa tam yargı davalarının sonuçlarından sadece ve sadece davanın tarafları yararlanır.

2.      Tam Yargı Davasının Ön Koşulları

a)    Göreve ilişkin ön koşullar (İptal davası ile aynı)

b)      Yetkiye ilişkin ön koşullar

İdari Yargılama Usulü Kanununun 36’ıncı maddesine göre, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla,

-          Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,

-          Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,

-          Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idare mahkemesidir.

İdari sözleşmelerde yetkili mahkeme idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Vergi Davalarında Yetkili Mahkeme: Dava konusu işlemi yapan, dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.

c)      Davacıya ilişkin ön koşullar

Tam yargı davası açabilmek için ‘‘menfaat ihlali’’ şartı yetmemekte, ‘‘hak ihlali’’ şartı da aranmaktadır. Kişisel bir hakkı, yani ‘‘para ile ölçülebilir bir menfaati’’ ihlal edilenler ancak tam yargı davası açabilirler.

d)      Davalıya ilişkin ön koşullar

Zarar bir idari işlemden meydana gelmişse, davalı dava konusu işlemi tesis eden idari makamdır; zarar bir idari hizmetin yürütülmesine ilişkin bir idari eylemden kaynaklanmışsa, davalı, hizmeti nihai olarak düzenleyen en yüksek makamdır.

 Biçime ilişkin ön koşullar

İptal davası ile aynıdır. Ayrıca uyuşmazlık konusu olan parasal miktar da belirtilir.

e)      Konuya ilişkin ön koşullar

-          İdari işlemlerden doğan zararlara karşı tam yargı davası açılması

-          İdari eylemlerden kaynaklanan zararlara karşı tam yargı davası açılması: Ön karar şartı

-          İdari sözleşmelerden dolayı tam yargı davası açılması

f)        Süreye ilişkin ön koşullar

g)      Tam Yargı Davasının Esastan Kabul Şartları

İdarenin sorumluluğunun koşullarıdır.

2.      Tam Yargı Davalarının Sonuçları

Tam yargı davalarında mahkeme, ya davanın reddine, ya da kabulüne karar verir. Tazminata mahkumiyet halinde, ‘‘tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarı içerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.’’ Dolayısıyla idare mahkemesinden idareyi tazminat ödemeye mahkum eden bir karar alan bir davacı, lehine hükmedilen tazminatı idareden alamazsa, yapması gereken şey, icra dairesine gidip idare aleyhine icra takibinde bulunmaktır.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI

İdari işleme karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılması, idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması, davacı tarafından ayrıca talep edilmelidir.

Yürütmeyi Durdurma Koşulları: Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için şu koşulların gerçekleşmiş olması gerekir (Anayasa,m.125/2,İYUK, m.27/2.5):

-          İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğmalıdır.

-          İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir.

-          Yürütmeyi durdurma kararı verilmesinin davacı tarafından istenmesi gerekir.

-          Yürütmeyi durdurma kararı teminat karşılığında verilir.

Yukarıdaki koşulların birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmeyi durdurma kararı verip vermemek mahkemenin takdirindedir.

Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.

Yürütmenin  Durdurulması İstemleri Hakkında Verilen Kararlara Karşı İtiraz: İdare mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararlarına karşı Bölge İdare Mahkemesinde itiraz edilebilir. Danıştay dava dairesince verilen karara karşı Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunda itiraz edilebilir. Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen karara karşı en yakın Bölge İdare Mahkemesinde itiraz edilebilir. İtiraz süresi yedi gündür. İtiraz mercii yedi gün içinde karara bağlar. İtiraz merciin aldığı karar kesindir(İYUK, m.27/6).

IV.    YARGILAMA USULÜ

A.      İdari Yargılama Usulünün Özellikleri

1.    Yazılılık ve Evrak Üzerinden İnceleme

2.      Re’sen İnceleme İlkesi

B.     Davaların İncelenmesi ve Karara Bağlanması Usulü

(Dilekçeyle ve harç/posta ücretiyle ilgili açıklamalar yukarıda yapıldı.)

1. İlk İnceleme: Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:

a) Görev ve yetki,

b) İdari merci tecavüzü,

c) Ehliyet,

d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,

e) Süre aşımı,

f) Husumet,

g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla incelenir.

İlk incelemede, bu noktalardan kanuna aykırılık görülmez veya daire veya mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi yapılır.

İlk incelemede bu noktalardan kanuna aykırılık görülmesi şu sonuçları doğurur:

a) Görev ve yetki konusunda aykırılık halinde, adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,

b) İdari merci tecavüzü halinde, dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, (ilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir.)

c)      Ehliyet, icari karar şartı ve süre konularında aykırılık halinde davanın reddine,

d)      Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine,

e)      Dilekçe ile ilgili şartlara aykırılık halinde, otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine,

2.      Davalı İdarenin Cevabı (Savunma) -30 gün içinde-

3.      Cevaba Cevap

4.      Davacının İkinci Cevabı (Savunması) -30 gün içinde- İkinci savunma da davacıya tebliğ edilir, ama artık davacı ikinci savunmaya cevap veremez.

Mahkeme kendisi de re’sen incelemelerde bulunabilir. Gerekli gördüğü bilgi ve beldeleri idareden isteyebilir.

Duruşma: Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve birmilyar lirayı aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı birmilyar lirayı aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.

Temyiz ve itirazlarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır.

Ayrıca, Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.

Karar: Her üye oy kullanır. Karar oybirliğiyle veya oy çokluğuyla alınır.

V.      KANUN YOLLARI

Kanun yolları, veya İdari Yargılama Usulü Kanununun da kullanılan deyimlerle kararlara karşı başvuru yolları, yanlış olduğu iddia edilen mahkeme kararının yeniden incelenmesi ve değiştirilmesi amacıyla davanın taraflarına tanınan başvuru yollarıdır.

Olağan kanun yolları, henüz kesinleşmiş hükümlere karşı; olağanüstü kanun yolları ise kesinleşmiş hükümlere karşı gidilen bir yoldur. İdari yargıda olağan kanun yoları itiraz, temyiz ve karar düzeltme olmak üzere üç tanedir. Olağan üstü kanun yolu ise yargılamanın yenilenmesidir.

A.      Olağan Kanun Yolları

Olağan kanun yolu mahkemelerce verilen “nihai” kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarıdır.

1.      İtiraz

İtiraz mercii, itiraza konu olan kararı veren mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesidir.

a)      İtiraz edilebilecek Kararlar

Birinci Grup Kararlar: Tek Hakimle Verilen Kararlar

İkinci grup Kararlar:

-          İlk ve orta öğretim öğrencilerinin sınıf geçmelerine ve notlarının tespitine ilişkin işlemlerden doğan davalarda verilen kararlar,

-          Valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesisi edilen geçici görevlendirme, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlerine ilişkin revden uzaklaştırma, ylluk, lojman ve ix gçiciğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatındaki yetkili oridari işlemlerden doğan davalarda verilen kararlar,

-          3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalarda verilen kararlar,

-          2022 sayılı 65 yaşını doldurmuş Muhtaç Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereğince kamu ve kuruluşları tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla ilgili uygulamalardan doğan davalarda verilen kararlar,

-          213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca verilen işyeri kapatma cezalarından doğan davalarda verilen kararlar.

İtiraza, ancak taraflar başvurabilir. İtiraz süresi, otuz gündür.

b)      İtiraz İncelemesi

Bölge idare mahkemesi evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, (a) maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya itiraz sadece hukuki noktalara ilişkin ise veya itiraz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. (b) Aksi halde, yani dosyadan maddi vakıalar hakkında yeterli bilgi edinilemiyorsa, bölge idare mahkemesi gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir (İYUK, m.45/4).

Bölge idare mahkemesinin itiraz incelemesi sonucunda verdiği kararları kesindir; bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Dolayısıyla idare mahkemesi de bu kararlara karşı direnemez.

2.      Temyiz

Temyiz, idare ve vergi mahkemelerinin ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay dava dairelerinin verdiği nihai kararların hukuka uygunluğunun denetlendiği bir kanun yoludur.

İdari yargıda temyiz mercii Danıştay’dır.

İlk derece mahkemelerinin verdikleri nihai kararları temyiz edilebilir. Nihai karar, davayı sona erdiren kararlardır. Yargılama sırasında verilen “ara kararları”, nihai karar değildir; bunlar tek başlarına değil; ancak nihai kararla birlikte temyiz edilebilir.

Temyiz süresi otuz gündür. Temyiz dilekçesi, Danıştay değil kararı temyiz edilen mahkemeye verilir.

a)      Onama Kararı: Danıştay dairesi, onama kararı vermiş ise, idare mahkemesinin kararı kesimleşmiş olur. Hukuki uyuşmazlık artık sona ermiştir.

b)      Bozma Kararı: Danıştay dairesi, bozma kararı vermişse, dosyayı, kararını veren mahkemeye gönderir. (İYUK, m.49/3) Bozma kararı kendisine gelen idare mahkemesi, bu bozma kararına uyabilir veya bu karar karşı direnebilir.

-          Uyma Kararı: İdare mahkemesi Danıştay dairesinin bozma kararına uyarsa, dosyayı diğer öncelikli işlere nazaran daha öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir (İYUK, m.48/3).

-          Direnme (Israr) Kararı: İdare mahkemesi, kendi kararının doğru, Danıştay dairesinin kararının yanlış olduğunu düşünüyorsa, Danıştay dairesinin bozma kararına uymayarak kendi eski kararında ısrar edebilir. İdare mahkemesinin bu ısrar kararı ilgili tarafça temyiz edilmezse, idare mahkemesinin ilk kararı kesinleşmiş olur. Bu ısrar kararı temyiz edilirse, dosya tekrar Danıştaya gönderilir. Ama bu sefer, Danıştay dairesi tarafından değil, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından incelenir (Vergi mahkemesinin kararı söz konusuysa Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından incelenir). İdari dava daireleri genel kurulu dosyayı inceler. Ya idare mahkemesini haklı bulur, bu takdirde idare mahkemesinin kararını onar ve böylece idare mahkemesinin kararı kesinleşmiş olur. Eğer İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, idare mahkemesinin kararını haksız, Danıştay dairesinin bozma kararını doğru bulursa, idare mahkemesinin kararını bozar. İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararları uyulması zorunlu kararlardır. Artık bu karara karşı idare mahkemesi direnemez.. şı idare mahkemesi direnemez. ları uyulması zorunlu kararlardır. Artık bu karara karşı idare mahkemesi direnemez. zar. İdari D Danıştay dairesi ve idare mahkemesi bu karara uymak zorundadırlar (İYUK, m.49/4). Uyuşmazlık bu şekilde kesin olarak çözümlenmiş olur.

  Danıştay’ın İlk Derece Mahkemesi Olarak Baktığı Davalarda Temyiz İncelenmesi: Danıştay idari dava dairelerinden birinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararın temyiz incelenmesi, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından yapılır. İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, daire kararını onar veya bozar. Kararı onarsa, dava dairesinin kararı kesinleşmiş olur. Bozarsa, dosya daireye geri gelir. Daire bozma kararına uymak zorundadır; Bu karara karşı kendi kararında ısrar edemez.

3.      Karar Düzeltme

Karar düzeltme, temyiz veya itiraz mercii tarafından verilen nihai kararın henüz kesinleşmeden aynı mahkeme tarafından tekrar gözden geçirilmesini sağlayan bir yoldur. Bu usulde, önceden verilmiş bir mahkeme kararı, bu kararı vermiş olan mahkeme tarafından belli nedenlerle gözden geçirilmektedir.

Karar düzeltme isteminde sadece davanın tarafları bulunabilir. Karar düzeltme süresi, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gündür.

Karar Düzeltme Nedenleri: Karar düzeltme nedenleri İdari Yargılama Usulü Kanununun 54’üncü maddesinde şu şekilde sayılmıştır:

a)      Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,

b)      Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması,

c)      Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması,

d)      Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması.

B.     Olağanüstü Kanun Yolu: Yargılamanın Yenilenmesi

Yargılanmanın Yenilenmesi Nedenleri: Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıdaki sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

a)      Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,

b)      Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,

c)      Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,

d)      Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,

e)      Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,

f)        Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,

g)      Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,

h)      Tarafları,konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.

i)        (Ek: 15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.

Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.

Yargılamanın yenilenmesi süresi, (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler,dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır.

Başvuru yetkisi asıl davanın taraflarına aittir. İlgili taraf sebebin gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak 60 gün içinde kararı veren asıl mahkemeye bir dilekçeyle başvurarak yargılanmanın yenilenmesini istemelidir.

Bu istek,  esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır (İYUK, m.53/2). Mahkeme yukarıda sayılan yenilenme sebeplerinden birisi varsa, yargılanmanın yenilenmesine karar verir ve tekrar yargılama yapar.

 

 

    

 

  

 

 

 

      

 

 

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Yorumlar Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Bu konuda yorum yapılmamış
Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.




Arkadaşına öner RSS Sitene Ekle

Tüm haklar saklıdır © KPSS.com.tr 2007

kpss , kpsscomtr.com , kpss,