Memur Kurumlar Ders Notları Haberler Anketler Tarihçe Kitap - Yayınevi Forum İlanlar Dosya İndir Araçlar İletişim Sınav Salonu
Google Grupları
İş İlanlarına abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol

KPSS İle İlgili Tüm Gelişme ve Haberler İçin Facebook Sayfamızı Beğeniniz.

 

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI

I. 1960 ÖNCESİ DÖNEMDE PLANLAMA

Türkiye, I. Dünya Savaşı ve 1929 Dünya Ekonomik Krizinden büyük zararlar görmüştür. Bu dönemde Türkiye çok düşük kişi başına gelir düzeyi, yetersiz sermaye birikimi ve altyapı imkanlarına sahip az gelişmiş ülke konumundaydı. Ekonomi daha çok tarımsal üretime dayanmaktaydı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında (1923-1933) özel teşebbüse dayalı liberal bir ekonomik politika izlenmiş, devlet ekonomide sadece teşvik edici bir rol oynamıştır. 1923 yılında İzmir'de düzenlenen I. Türkiye İktisat Kongresinde kabul edilen "İktisadi Misak-ı Milli"ye uygun olarak devletin, özel teşebbüse yardımcı olacağı ve özel teşebbüsün ekonomik gücünü aşan alanlarda faaliyet gösterebileceği hükmü getirilmiştir.

Ancak, yurtiçi tasarruflar yanında ekonomik ve sosyal altyapıdaki yetersizlikler ve özel sektörün arzu edilen ölçülerde harekete geçirilememesi gibi olumsuz faktörlerin yanısıra 1929 Dünya Ekonomik Krizinin ortaya çıkması liberal iktisat politikasının 1930'lara gelindiğinde önemli ölçüde değiştirilmesine neden olmuştur. İktisat politikasındaki bu temel değişim dünya ekonomilerindeki gelişmeler ile uyumludur. 1929 Dünya Ekonomik Krizinin liberal iktisat düşüncesini sarsması Keynesgil yaklaşımın Klasik Doktrine tepki olarak doğmasına neden olmuştur. Keynesçi düşüncenin temelinde kamunun ekonomiye müdahalesinin önemi vurgulanır. Dönemin gelişmiş ülkelerindeki ekonomik durgunluk ve ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıkları, özellikle gelişmekte olan ülkeleri iktisadi kalkınmalarında Keynesyen iktisat politikalarına yöneltmiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında izlenen politikaların eksiklikleri anlaşılarak, 1932-1960 döneminde, ülke sanayiinin temelini oluşturacak yatırımların gerçekleştirilmesi için karma ekonomi sistemi benimsenmiş ve o dönem için dünyada kabul edilen sanayi planları yaklaşımına geçilmiştir. 1929 Dünya Ekonomik Krizi sonrasında ülkemizde de devletin ekonomiye müdahelesinin arttığı, devletçiliğin uygulamaya konduğu, kamu müdaheleciliği ve hatta 1930'lu yılların başlarında planlama denemelerine yer verilen uygulamaların önem kazandığı görülmüştür. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk bu fikri söyle ifade etmiştir: "Ekonomide ferdin gerçekleştiremediği faliyetleri devlet kendi üzerine alabilir."

Böylece, özel sermaye birikiminin yetersizliği nedeniyle Türkiye, 1933 yılında devletçilik yoluyla sanayileşme politikasına geçmiştir. Hükümetlerin yatırım harcamalarının düzene sokulmasına yönelik planlar yapılmıştır. Şakir Kesebir Planı, İsmet İnönü Programı, 1933-1937 ve 1938-1942 Sanayi Planlarına paralel Meslek Eğitimi Planları, Şevket Süreyya Planı gibi planlar bu dönemin ürünleridir.

1960 öncesi dönemde hazırlanan sanayi planları, tüm ekonomiyi kapsamayan, sadece kamu yatırımlarını rasyonel ve programlı bir şekilde disiplin altına almayı amaçlayan planlardır. Ayrıca bu planlar, doğrudan doğruya plan hazırlığı ile görevli kuruluşlar tarafından hazırlanmamıştır. Bütün bunlara ilaveten, söz konusu planların kabul ve uygulama şekilleri de belirli usullere bağlanmamış olduğu için Türkiye'de bu dönemin bir "Planlı Dönem" olduğu söylenemez.

1930'ların Sanayi Planları kıt kaynaklarla öncelikli, fakat entegre projelere ağırlık verme iradesinin ilginç örnekleridir. Birinci Beş Yıllık Sanayileşme Planı, bir kısmi plan, yatırım planı niteliğindedir, temel amacı tüketim malları üretiminde belli artışlar sağlamaktır. Bu tüketim malları, daha önce, hemen tümüyle ithal edilmekteydi. Bu kısmi Planın temel özelliği ithal ikamesini amaçlamasıdır. Bir anlamda, Türk sanayileşme politikasının bir geleneği haline gelmiş olan "ithal ikamesi" de devlet eliyle ve sistemli bir biçimde bu Plan ile başlatılmış oldu. Planda yerli ham maddeye dayalı üretimi özendiren bir tutum bulunmaktaydı. Yatırım malları ve ara malları üretimi, yeni çalışma alanlarının yaratılması, demiryolları ve deniz yollarındaki atıl kapasitesinin kullanılmasına yönelinmesi gibi ikincil hedefler de Plan metninde yer almaktaydı.

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planın 1933 yılında yazılmış olan sunuş bölümünde ilgi çekici bir çözümleme yer almaktadır. Dünya'da "gelişme" ve "geri kalmış olmanın" tek bir bütünün birbirini tamamlayan parçaları olarak ele alındığı bu bölümde, Türkiye'nin yeri de doğru bir saptama ile belirlenmekte ve ülkenin "bağımlı, geri kalmış, tarıma dayalı, ham madde üreten" kutupta yer aldığı vurgulanmakta, ileri ülkelerin yaşadığı 1929 yılındaki büyük ekonomik bunalımın dünyanın geri kalmış bölgeleri için bir silkinme fırsatı yaratabileceğinden söz edilmektedir. Bu silkinmenin yolu "sanayileşme" ve bunun yöntemi de "planlamadır".

Birinci Sanayi Planı ekonominin genel dengeleri üstünde durmamakta ve kamu yatırımlarının tümünü kapsamamakla birlikte Türkiye'ye 20 kadar fabrika ve "plan kavramı" hediye etmiştir. Sümerbank ve Etibank gibi iki büyük kuruluş bu Planla ekonomiye kazandırılmıştır.

1936 yılında hazırlıkları başlayan ve 1938 yılında yürürlüğe konulması öngörülen İkinci Beş Yıllık Sanayi Planının amaçları, Birinci Plana göre daha geniş tutulmuştur. Analizleri daha kapsamlı ve öncelikleri, yatırım malları ve ara malları yönünde yoğunlaştırılmış olan ve daha önce hazırlanmış olan "Madenler Planı" nı da kapsayan bu Plan, II. Dünya Savaşının iç ve dış etkileri nedeniyle değişen koşullar yüzünden uygulamaya konulamamış, ancak kurulması düşünülen 100 kadar fabrikanın bir kısmı daha sonraki yıllarda (Ereğli Demir Çelik tesisleri gibi) yaşama geçirilebilmiştir.

Birinci ve İkinci Sanayi Planları birer "Proje demeti" niteliğindedir ve her iki Plan da sanayileşme için olanakları zorlamak ve bir uygulama disiplini getirmek istemişlerdir. Her iki Plan da, fiziksel planlama ve "mekana yerleşen" bir yapı getirmeye çalışmıştır.

İkinci Dünya Savası sonrasında; Marshall Planı'nın uygulamasına dönük Semih Baran Planı, uygulamaya hiç konulamayan 1947 Beş Yıllık İktisadi Kalkınma Planı, 1950'de Dünya Bankasından istenen Barker Raporu hazırlanmış bulunmaktadır.

1950'den sonraki dönemde yeni bir ekonomi politikası uygulamaya konmuştur. Bu politikaya "Liberal Ekonomi" adı verilmesine ve başlangıçta devletin rolünün daratılması hedef alınmasına rağmen belirtmek gerekir ki kamu harcamalarının GSMH içindeki payında önemli bir azalma olmamış, ancak kamu harcamaları içinde altyapı yatırımlarının payı büyük ölçüde artmıştır. Bu dönem, Türkiye'nin dağınık bir şantiye görünümü kazandığı, bir "dinamik dengesizlikler çağı" olarak yaşanmıştır. Ulaştırma ve sulama yatırımlarının ve tarımsal destekleme politikalarının katkısı, kısmen de olumlu dış ticaret konjonktürünün etkisiyle tarım kesimi güçlenmiş, iç pazarın entegrasyonu artmış, bu durum da, sonuçta piyasa ekonomisinin gelişmesine ve güçlenmesine imkan vermiştir. Uygulanan liberal politikalar sonucu oluşan dış ödeme dar boğazını aşabilmek ve kamu açıklarını kapatabilmek için 4 Ağustos 1958'de hükümet bir istikrar programı uygulamaya koymuştur.

1950-1960 dönemi altyapı yatırımcılığı dönemi olarak da adlandırılabilir. Önemli karayolları, su, liman, enerji projeleri bu dönemin ürünleridir. Ancak bu dönemde kamu harcamalarının önemli miktarda artması yıllık bütçelerin orta ve uzun dönemli politika ve dengelere oturtulması ihtiyacını doğurmuştur. Bir başka deyişle, ekonomideki makro kararların uyumu ve koordinasyonu sorunu ortaya çıkmıştır. Türkiye'de iktisat politikalarında tutarlılığın sağlanması ve dış destekle uyumlu yürütülmesini isteyen uluslararası kuruşlar da koordinasyon ve makro planlama düşüncesini bu dönemde gündeme getirmişlerdir.

II. 1960 SONRASI DÖNEMDE PLANLAMA ve DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI

Türkiye'de 1960'dan itibaren ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın hızlandırılması, uygulanan politikalar arasında uyum sağlanması, toplumsal ve kültürel dönüşümün uyumlu yönlendirilmesi ve ekonomiye rasyonel kamu müdahalesinin temini amacıyla Kalkınma Planlarının hazırlanması ve uygulanması fikri benimsenmiştir. 1961 Anayasası ile iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek için Kalkınma Planlarının hazırlanması hükme bağlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda 30 Eylül 1960 tarihinde Başbakanlığa bağlı Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuştur. Devlet Planlama Teşkilatının görevi ekonomik, sosyal ve kültürel politikaların ve hedeflerin tayininde ve ekonomik politikayı ilgilendiren faaliyetlerin kooordinasyonunda Hükümete yardımcı olmak ve danışmanlık yapmaktır. 1982 Anayasası da planlı kalkınmayı ve planların devlet tarafından hazırlanmasını hükme bağlamıştır.

Konjonktürel şartlar ve değişen iktisadi yaklaşımlar çerçevesinde ekonomide kamu müdahalesinin ağırlığı dönemler itibariyle farklılıklar göstermekle birlikte pazar ekonomisinin geliştirilmesi ve etkinleştirilmesi Türk planlarının genel ilkesi olmuştur. Türkiye'deki planlama yaklaşımının en belirgin özelliği kamu kesimi için emredici, özel kesim için yol gösterici nitelikte oluşudur. Ülkemizde planlı kalkınma dönemine geçilmesi ile birlikte kalkınma için alınacak kararların uzun vadeli hedeflere yöneltilmesi ve planlara bağlanması idarenin belirli prensiplere göre hareket etmesini gerektirmiş, demokratik bir idarede açıklık, sorumluluk ve denetleme şartlarını kolaylaştırmış, keyfi hareketleri önleyen tamamlayıcı bir unsur olmuştur. Türk plan ve programlarının genel olarak yapısına bakıldığında esas itibariyle üst sınır koyma ve disiplin vasfının sadece kamu yatırımları ile sınırlı olduğu, sektörel üretim büyüklüklerinin bir tahmin özelliği taşıdığı görülmektedir. 1980 öncesi dönemde kamu yatırımlarının sosyo-ekonomik altyapının yanısıra, üretim sektörlerinde ağırlıkla ara malları olmak üzere büyük sermaye gerektiren ve özel kesimin gerçekleştiremediği alanlara yönelik olduğu bilinmektedir.

Ancak bu yaklaşım 1980 sonrasında değişmiş ve kamu kesimi imalat sanayii yatırımlarını önemli ölçüde azaltmış, ekonomik ve sosyal altyapı yatırımlarına ağırlık vermiştir. Kamunun diğer harcamaları da bu dönemde makroekonomik tutarlılık göz önüne alınarak yürütülmeye çalışılmış ve bu çerçevede Program-Bütçe uygulaması önemli bir işlev üstlenmiştir. Planlı dönemde özel kesim ülkenin orta ve uzun vadeli amaçları doğrultusunda özendirici bir yaklaşımla yönlendirilmiş, başlangıçta yeterince güçlü bir sermaye tabanına sahip olmayan bu kesim bilinçli çabalarla geliştirilmiş ve günümüzde büyük ölçekli yatırımları yapabilecek kapasiteye ulaşmıştır.

1960-1980 dönemine kadar özel kesimin sanayi tabanını güçlendirmek amacına yönelik olan ithalat ikamesi politikası yoluyla sanayileşme stratejisi dünyadaki gelişmeler doğrultusunda 1980 yılında terkedilerek, ekonominin dışa açılması ve serbest piyasa sisteminin bütün araç ve kurumlarıyla oluşturulması süreci hızlandırılmıştır.

Planlı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı, temel olarak, planlamayı piyasa mekanizmasının tamamlayıcı unsuru olarak görmüştür. Bu çerçevede, DPT, piyasa mekanizması ve özel kesimin gelişmesini sağlamaya çalışmış ve 1980 başlarında uygulamaya konulan dışa açılma politikaları gibi ekonomik ve sosyal alandaki önemli yeniliklerin fikri hazırlıklarının başlatıcısı ve oluşturucusu olmuş, uygulamada koordinasyonu sağlamıştır.

Ekonomide politikaların koordinasyon içinde uygulanması beklenen sonuçların alınması açısından önemlidir. Devletin ekonomik ve sosyal hayattaki fonksiyonları değişik uygulama birimleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Planlar bütüncül yaklaşımları nedeniyle değişik ekonomik ve sosyal politikaların birbirleriyle tutarlılığını sağlayan ve bu kararların nihai etkilerini test eden önemli araçlardır. Hükümetlerin nihai karar alıcısı olarak kamu yatırımlarını bir bütün içinde görmesi ve bunun büyüme, istikrar ve adil gelir dağılımı gibi amaçlarla ilişkisini kurması karar alma bakımından gereklidir. Planlar bu zemini sağlarken aynı zamanda yatırım programlarında bir disiplin sağlayarak gereksiz müdahaleyi ve israfı önlemekle yardımcı olabilmektedir.

Türkiye demokratik planlama mekanizmasını benimsemiştir. Planlar ve planlara dayalı yıllık programlara dayalı bütçeler Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşüldükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yasalaştırılır. Devlet Planlama Teşkilatı bu konularla ilgili teknik çalışmaları yapmakla görevlidir. Plan hazırlıkları sırasında teşkil edilen geçici ve daimi özel ihtisas komisyonları vasıtasıyla toplumun çeşitli kesimlerinin ekonomik ve sosyal politikalar ve hedefler konusundaki görüş ve istekleri kalkınma planlarına yansıtılabilmektedir. Özel kesimin, yol gösterici olan plan hedeflerine uygun hareketini sağlamak için makro-ekonomik politikalar ve özellikle teşvik politikaları kullanılmaktadır.

Plan ve programların hedef ve politikalarının tespitinde, sektör ve alt sektör planları ile kamu, özel kesim temsilcileri ve planlama teknisyenlerinin meydana getirdiği özel ihtisas komisyonları raporlarından büyük ölçüde yararlanılmaktadır. Planlar, piyasa mekanizmasının sinyallerinin yetersiz kaldığı alanlarda izlenecek stratejileri şeffaf hale getirmeyi sağlamanın yanısıra, ekonomiye kamu müdahelesinin koordinasyonu, bilgi taşıma, belirsizliği azaltma, bütüncül bir yaklaşımla kamu müdahelesinin etkilerini genel amaçlar doğrultusunda test etme ve toplumun geleceğe yönelik özlemleri doğrultusunda uzlaşma sağlama özelliklerine de sahiptir.

Beşer yıllık dönemler itibariyle hazırlanan kalkınma planları, yıllık programlarla uygulamaya geçirilmektedir. Yıllık programlar, kalkınma planlarında benimsenen hedef ve politikalarla tutarlı olarak, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından ilgili kuruluşların da görüşleri alınarak hazırlanır, Yüksek Planlama Kurulu ve Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır. Plan sistematiğine göre hazırlanan yıllık programlar, o yıl için ulaşılacak hedefleri ve izlenecek politikaları belirler, kamu yatırımlarının sektörler ve kuruluşlar itibariyle tahsisini gösterir. Bütçe ve kamu kuruluşlarının iş programlarının, yıllık programın hedef ve politikaları ile tutarlı olması gerekmektedir.

AMAÇ

MADDE 1- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, kaynakların verimli kullanılması ve kalkınmanın hızlandırılması amacıyla ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel planlama hizmetlerinin bir bütünlük içerisinde etkin, düzenli ve süratli olarak görülebilmesi için Devlet Planlama Teşkilatının kurulmasına, teşkilat ve görevlerine dair esasları düzenlemektir.

Devlet Planlama Teşkilatı Başbakana bağlı olup, Başbakan bu Teşkilatın yönetimi ile ilgili yetkilerini gerekli gördüğü takdirde bir Devlet Bakanı vasıtasıyla kullanabilir.

Görev

MADDE 2- Devlet Planlama Teşkilatının görevleri şunlardır:

a) Ülkenin doğal, beşeri ve iktisadi her türlü kaynak ve imkanlarını tespit ederek, takip edilecek iktisadi, sosyal ve kültürel politika ve hedeflerin belirlenmesinde Hükümete müşavirlik yapmak,

b) Hükümetçe belirlenen amaçlar doğrultusunda kalkınma planları ile yıllık programları hazırlamak,

c) Bakanlıkların ve kamu kurum ve kuruluşlarının iktisadi, sosyal ve kültürel politikayı ilgilendiren faaliyetlerinde koordinasyonu sağlamak, uygulamayı etkin bir biçimde yönlendirmek ve bu konularda Hükümete müşavirlik yapmak,

d) Uluslararası kuruluşlarla iletişim içerisinde çalışarak ileriye dönük stratejiler geliştirmek ve topluma perspektif sağlayan politika önerilerini katılımcı bir yaklaşımla belirleyerek özel kesim için orta ve uzun dönemde belirsizlikleri giderici genel bir yönlendirme görevini yerine getirmek,

e) Kalkınma planlarının ve yıllık programların başarı ile uygulanabilmesi için ilgili kurum ve kuruluşların ve mahalli idarelerin kuruluş ve işleyişlerinin iyileştirilmesi konusunda görüş ve tekliflerde bulunmak,

f) Kalkınma planlarının ve yıllık programların uygulanmasını izlemek ve koordine etmek, değerlendirmek ve gerektiğinde kalkınma planlarında ve yıllık programlarda usulüne uygun değişiklikler yapmak,

g) Maliye, para, dış ticaret ve kambiyo politikalarının kalkınma planı ve yıllık programların hedefleriyle uyum içinde uygulanması konusunda Hükümete müşavirlik yapmak,

h) Özel sektör ve yabancı sermaye faaliyetlerinin plan hedef ve amaçlarına uygun bir şekilde yürütülmesini düzenleyecek teşvik ve yönlendirme politikalarının genel çerçevesini hazırlamak ve Hükümete teklif etmek,

ı) Kalkınmada öncelikli yörelerin daha hızlı bir şekilde gelişmesini sağlayacak tedbirleri tespit ve teklif etmek, uygulamayı izlemek ve koordine etmek,

j) Kalkınma planı ve yıllık programlardaki ilke ve hedeflere uygun olarak, uluslararası ekonomik kuruluşlarla ilişkilerin geliştirilmesinde, temas ve müzakerelerin yürütülmesinde gerekli görüş ve tekliflerde bulunmak,

k) Bölgesel veya sektörel bazda gelişme programları hazırlamak.

MADE 31- Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Sekreter, Genel Müdür, Müsteşar Müşaviri, I.Hukuk Müşaviri, Genel Sekreter Yardımcısı, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Müsteşarlık Müşaviri, Hukuk Müşaviri, Planlama Uzmanı, Şube Müdürü, Planlama Uzman Yardımcısı ile Yönetim Bilgi Merkezi Dairesi Başkanlığında fiilen görevli Bilgisayar Mühendisi ve Çözümleyici kadroları karşılık gösterilmek kaydıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli personel istihdam edilebilir.

Yabancı uzmanlar da sözleşmeli olarak istihdam edilebilir.

Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile ücret miktarı ve her çeşit ödemeler Bakanlar Kurulunca tespit edilir.

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı merkez teşkilatı kadrolarında fiilen çalışan personel ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre çalışan personele Başbakanlık merkez teşkilatında çalışan personelin maaş ve ücretleri dışında yararlandığı fazla çalışma ücreti aynı usul ve esaslarda ödenir.

Planlama Uzman Yardımcılığına Atama

MADDE 32- Planlama Uzman Yardımcılığına atanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda sayılanlara ilave olarak aşağıdaki nitelikler aranır;

a) Planlama hizmetlerinin gerektirdiği niteliklere sahip olmak,

b) En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,

c) Yapılacak yarışma ve yeterlik sınavında başarılı olmak,

d) Sınavın yapıldığı yılın Ocak ayının ilk gününde 30 yaşını doldurmamış olmak.

Uzman Yardımcılığı giriş sınavında İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinin birinden yapılacak yabancı dil sınavında alınacak derece ağırlıklı olarak dikkate alınır.

Planlama Uzman Yardımcılığı giriş sınavında iki kez başarılı olamayanlar bir daha sınava alınmazlar.

Planlama Uzmanlığı

MADDE 33- 32 inci maddeye göre Planlama Uzman Yardımcılığına atananlar, en az 3 yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla açılacak mesleki yeterlik ve lisan sınavına girmek hakkını kazanırlar. Mesleki yeterlik ve lisan sınavında başarılı olanlar "Planlama Uzmanı" unvanını alırlar.

Planlama uzmanlık sınavında iki kez başarılı olamayanlar Planlama Uzman Yardımcılığı unvanını kaybederler ve mükteseplerine uygun kadrolara atanırlar

Planlama uzman yardımcılığı sınavı ile planlama uzmanlığı sınavının şekli ve uygulama esasları ile uzmanlık kademelerinin süre, esas ve usulleri yönetmelikle düzenlenir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Personelin Görevlendirilmesi

Madde 34- Genel ve katma bütçeli daireler, döner sermayeli kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunlara bağlı kuruluşlar ve müesseselerde çalışanlardan durumları, yönetmelikteki şartlara uygun olanlar, kurumlarının muvafakatı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında sözleşmeli olarak çalıştırılabilirler. Müsteşarlığın bu konudaki talepleri, ilgili kurum ve kuruluşlarca öncelikle sonuçlandırılır. Bu personel kurumundan aylıksız izinli sayılır. İzinli oldukları sürece memuriyetleri ile ilgili özlük hakları devam ettiği gibi, bu süreler kendi kurumlarında çalışmış gibi addedilerek terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır ve herhangi bir işleme gerek kalmaksızın terfileri süresinde yapılır.

Ayrıca, birinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlarda görevli personel; aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer sosyal hak ve yardımları kurum veya kuruluşlarınca ödenmek kaydıyla geçici olarak Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında görevlendirilebilir. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının bu konudaki talepleri, kurum ve kuruluşlarca öncelikle sonuçlandırılır.

Üniversite Öğretim Elemanlarının Görevlendirilmesi

Madde 35- Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında uzmanlık isteyen işlerde yönetmelikteki esaslar çerçevesinde üniversite öğretim elemanları, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesine göre görevlendirilebilir.

Sözleşme ile Araştırma, Etüt ve Proje Yaptırma

MADDE 36- Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, görevleri ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve proje ile uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleme ve bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilir ve bu konularla ilgili mal ve hizmet satın alabilir.
Bu hususta 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz

Yurt Dışına Gönderilecek Personel

MADDE 37- Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Teşkilatta görevli elemanlarını uzmanlık alanlarındaki mesleki bilgi ve tecrübelerini geliştirmek ve ihtisas yapmak üzere 657 sayılı Kanundaki kısıtlamalara tabi olmadan yurt dışına gönderebilir.

Yurt dışına eleman gönderilmesinin usul ve esasları Müsteşarlıkça hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.

Atama

MADDE 38- 23/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı Kanun hükümleri dışında kalan memurların atamaları Başbakan veya ilgili Bakan tarafından yapılır. Ancak Başbakan veya ilgili Bakan atama yetkisinin bir bölümünü Müsteşara devredebilir.

Yurt dışı kadrolara sürekli görevle atanabilmek için Müsteşarlık birimlerinde en az beş yıl fiilen çalışmış olmak şarttır.

Yurt dışı kadrolara atamaya ilişkin esaslar Müsteşarlıkça çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.

Kadrolar

MADDE 39- Kadroların tespit, ihdas, kullanma ve iptali ile kadrolara ait diğer hususlar 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre düzenlenir.

EK MADDE 1- 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanunun (2) Sayılı Cetveline Devlet Planlama Teşkilatı Planlama Uzmanı ilave edilmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1- 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye bağlı cetvellerin Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı bölümündeki (I) sayılı cetveldeki kadrolar iptal edilerek çıkartılmıştır. Ekli (1) ve (2) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı bölümündeki (I) sayılı cetvele eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 2- Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan yeni düzenleme ile kadro ve görev unvanları değişmeyenler yeni kadrolarına atanmış sayılırlar.

Kadro ve görev unvanları değişenler veya kaldırılanlar yeni kadrolara atanıncaya kadar, durumlarına uygun işlerde görevlendirilirler ve eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü hakları, bu görevlerinde kaldıkları sürece şahıslarına bağlı olarak saklı tutulur.

Sözleşmeli çalıştırılanların sözleşmeleri devam eder.

GEÇİCİ MADDE 3 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut mevzuatın bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu düzenlemeler altı ay içerisinde yürürlüğe konulur.

GEÇİCİ MADDE 4 - Bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre yeniden düzenleme yapılıncaya kadar Devlet Planlama Teşkilatında değişen veya yeniden kurulan birimlere verilen görevler daha önce bu görevleri yapmakta olan birimler tarafından yapılmaya devam edilir. Müsteşarlık, teşkilat ve kadrolarını en geç altı ay içinde bu Kanun Hükmünde Kararnameye uygun hale getirir.

GEÇİCİ MADDE 5 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında görevli personelden, en az dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olduktan sonra Müsteşarlıkta ihtisas gerektiren işlerde en az altı yıl çalışmış olanlar, açılacak ilk Planlama Uzmanlığı yeterlik sınavına, altı yıldan az çalışmış olanlar ise uzman yardımcılığı sınavına yaş sınırına tabi olmaksızın girme hakkından iki defaya mahsus olmak üzere yararlanırlar.

Sınavlarda başarılı olanlar Planlama Uzmanı veya Planlama Uzman Yardımcısı kadrolarına atanırlar. Bu suretle kadro ile ilişkilendirilen personel 657 sayılı Kanundaki sınavla ilgili şartları yerine getirmiş sayılır.

GEÇİCİ MADDE 6 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte Müsteşarlıkta 933 sayılı Kanunun 4 ve 8 inci maddelerine göre kadrosuz sözleşmeli olarak halen istihdam edilen personel de 31 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen fazla çalışma ücretinden aynen istifade eder.

Yürürlük

MADDE 40- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 41- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
Necatibey Cad. No:108
06100 YÜCETEPE - ANKARA
Tel: +90 (312) 294 50 00

bilgi@dpt.gov.tr
www.dpt.gov.tr

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Yorumlar Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Bu konuda yorum yapılmamış
Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.




Arkadaşına öner RSS Sitene Ekle

Tüm haklar saklıdır © KPSS.com.tr 2007

kpss , kpsscomtr.com , kpss,