Sınav Salonu Kamu Kurumları Ders Notları Haberler Anketler Kitap - Yayınevi Forumlar İlanlar Dosya İndir Araçlar İletişim Tarihçe

Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol

Bir milletin kalkınmasında en büyük katkı, o millete verilen “eğitim”dir. Eğitim-öğretim ne denli sağlam zeminler üzerine oturtulursa, o denli kaliteli insanlar yetişir. Bu eğitim-öğretimi sağlayacak olanlar ise, o milletin öğretmenleridir.

Öğretmenler gelecek nesilleri yetiştirirler. Geleceğimizin inşası onların elindedir. Peki, bir Türkçe öğretmeni nasıl seçilir? Ne kadar matematik sorusu yaptığıyla mı? Peki ya bir resim öğretmeni nasıl seçilir? Ne kadar tarih sorusu yaptığıyla mı? Ya da eğitim fakültesinden mezun olmaya hak kazanmış bir öğretmen adayının, öğretmenlik yapabilmesi için bir sınava tabi tutulmasına gerek var mıdır? Madem bir sınav şartı koyuldu, bu sınav neden bilgi ölçmez de hız ve şans ölçer? Neden sorular karışık ve şaşırtıcıdır?

Eğitim fakültesini kazanıp okuyan ve yıllarca devletin okulunda kendi sınıfında öğrencilerine eğitim sağlamayı hayal ederek bu fakülteleri bitiren binlerce öğretmenin bir sınav engeline maruz bırakılması ve buna rağmen ihtiyaç olduğu halde gerekli kadro açılmaması ortada çok büyük bir çelişki olduğunun en büyük kanıtıdır. Bunun yanı sıra mezun olup da ortalama bir insanın cebinde olması gereken paraya dahi sahip olmayan ve bu parayı ailesinden de alamayacak öğretmenlerimizin “ücretli köleliğe” mecbur bırakılması ve bu süreçte de sınava çalışmaya yeterli zamanının kalmaması atanamayan tüm öğretmenlerimizin hatta ailelerinin kanayan ve yıllar geçtikçe derinleşen yarasıdır.

İşte bu yüzden bizler, yüz binlerce öğretmen adayının sesi olarak, ücretli ve güvensiz istihdam şekillerinin kaldırılmasını,104 bin -200 bin gibi rakamlarla yetkilerce de telaffuz edilen açıkların kadrolu istihdam şeklinde doldurulmasını istiyoruz. Bizler atanarak onurlu mesleğimizi yerine getirmek istiyoruz. Böylesine kutsal bir mesleğin ayaklar altına alınmasının önüne geçilmesini, bakanlarımızın ve yetkililerin “konuşur konuşur susalar” düşüncesinden sıyrılmalarını ve çığ gibi büyüyen işsiz öğretmenler topluluğuna daha fazla çoğalmadan son verilmesini istiyoruz.

Ücretli öğretmenlik adı altında, torpili olan her hangi bir yüksek okul mezununun bile öğretmen sıfatıyla sınıflara girebildiği asgari ücretin de altındaki “ücretli köleliğin” kaldırılmasını istiyoruz. Bir işletme mezununun vereceği İngilizce dersi okullardaki eğitim kalitesini yükseltmez. Bir makine mühendisinin yetiştireceği ilköğretim 3. sınıf öğrencileri parlak geleceğimiz olamaz. Eğitim öğretmenlerin işidir.

Bizi yıllarca bu sınava mahkûm edip öğretmenlik hevesimizi kıran ve idealistliğimizi körelten bu zihniyetten vazgeçilmesini istiyoruz.

Unutulmamalıdır ki ülkemizde bulunan 69 Eğitim Fakültesi her yıl ortalama 36 bin mezun vermektedir. Ayrıca 15 bin atamanın “müjde(!)” olarak kamuoyuna yansıtılması da çok acıdır. 243.500 öğretmen adayının sınava girdiğini düşünürsek burada ki tezatlık gözümüze daha da çarpmaktadır


Basından da dileğimiz, bizlerin bu mağduriyetini kamuoyuna yansıtmalarıdır. Karşınızdaki her 5 öğretmen adayından 3 ü yüksek puanlar almasına rağmen yetersiz kadro mağdurudur. Yine 2009 KPSS Türkiye 1. sinin kadro açılmadığı için öğretmen olamadığını hatırlatmak isterim.

Biz eğitim fakültesi mezunlarına dahi mesleğini yapma fırsatı verilmezken, şimdilerde çok daha büyük bir hata yapılmakta. Açık öğretim fakültelerine edebiyat, felsefe ve sosyoloji bölümleri açılarak, bu bölümlere girecek öğrencilere “öğretmen olma” vaadiyle umut tacirliği yapılmaktadır. Fen –Edebiyat Fakültelerine de benzer haklar verilmektedir. Bu durum zaten içinden çıkılamayacak eğitim sorunlarını yakın zamanda daha da karmaşık hale getirecekken, bu sorun çemberine daha ne kadar kişiyi dâhil etmek amaçlanıyor doğrusu çok merak ediyoruz!

İşte bu gidişata son vermek için, yüz binlerce kadrosuz öğretmenin ve en az onlar kadar mağdur olan ailelerinin sesi olmak için buradayız. Eğitimleri öğretmen olmayanlara emanet olan öğrencilerin, velilerinin çığlığı olmak için buradayız. 25 ekim Pazar günü saat: 14:00 da Trabzon meydan da bir miting düzenleyerek eğitimde yaşanan sıkıntıları haykıracağız. Mitingimize herkesi davet ediyoruz.

AYÖP

Teşekkür ederim 15.10.2009


Alıntı : atamalar.net

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Yorumlar Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Bu konuda yorum yapılmamış
Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.




Word'da gör İndir Arkadaşına öner Yazdır RSS Sitene Ekle

Tüm haklar saklıdır © KPSS.com.tr 2007

kpss.com.trr , kpsscomtr.com , kpss, kamusinavi.com memur