Sınav Salonu Kamu Kurumları Ders Notları Haberler Anketler Kitap - Yayınevi Forumlar İlanlar Dosya İndir Araçlar İletişim Tarihçe

 
Google Grupları
İş İlanlarına abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol

KPSS İle İlgili Tüm Gelişme ve Haberler İçin Facebook Sayfamızı Beğeniniz.
1 milyon eğitim çalışanıyla, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında toplam 25 milyon öğrenciye eğitim hizmeti veren Milli Eğitim Bakanlığının 2010 Bütçesinden aldığı yüzde 2,8’lik paya
denk gelen 28 milyar 237 milyon TL’lik miktarın çok az olduğunu söyleyen Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Gün geçtikçe kalitesizleşen, yozlaşan ve hedefinden uzaklaşan eğitim sisteminde, her geçen gün artan eğitim harcamalarını hükümet büyük oranda öğrenci ve velilerin sırtına yüklemeye devam edecektir. Öğrenci sayısının her yıl arttığı, öğretmen, akademisyen, idari ve yardımcı personel, okul, derslik,  eğitim materyalleri açığının büyük boyutlara ulaştığı Türkiye’de eşit, bilimsel, ulaşılabilir ve nitelikli eğitimden bahsetmek bu bütçeyle adeta imkansızdır. Kısacası 2010 eğitim bütçesi, gerek eğitim çalışanları, öğrenci ve veliler adına her yıl değişen eğitim sistemi ve ders kitapları ile gerekse niteliksiz, ezberci ve baştan savma eğitimden yakınan tüm eğitim bileşenleri adına yeni sorunlar, sıkıntı ve açmazlar oluşturacaktır. Milli Gelirden MEB’e ayrılan pay kangren haline gelmiş eğitim sistemini kendi sorunlarıyla baş başa bırakmayı ve bu olumsuz fotoğrafın değişmeyeceğine dönük inancı daha da güçlendirecektir. Hükümet bu eğitim bütçesiyle, eğitim ve bilim hizmetleri alanında araştırmaya imkan ve zaman olmamasının, eğitim çalışanlarının gelirinin yetersiz olmasının, finans eksikliği ve insan kaynağı sorununun, niteliksiz ve baştan savma diplomaların, kadro, fiziksel altyapı ve araştırma kültürü olmaması gibi temel sorunların altında yatan nedenin eğitim bütçesinin yetersiz olmasından kaynaklandığını göremediğini ortaya koymuştur, dedi.

2010 bütçesiyle milli gelirden eğitime ayırdığı payı yüzde 3’ün altında olan Türkiye, 30 OECD ülkesi içinde eğitime en az pay ayıran ülke konumundadır. Eğitimle ilgili birçok sorununu çözmüş ve oldukça yaşlı nüfusa sahip olan OECD ülkeleri ortalaması GSYİH'nın  yüzde 6.3'dir. Türkiye zorunlu eğitim çağ nüfusu dışındaki nüfusunun yüzde 12,5’i okuma-yazma bilmemesi, okuma yazma bilenlerin yarısının ilkokul mezunu olması ve hızla artan genç nüfusa sahip olması, öğretmen, okul, derslik açığında başı çekmesi ve nitelikli eğitimle ilgili büyük sorunları bulunmasına rağmen eğitime ayırdığı pay ile dünya liginin en arkalarında yer alıyor. Eğitim harcamalarının GSYİH içindeki payı, dünya ortalamasında yüzde 4.4 olduğu gerçeği karşısında Türkiye’nin bütçesinden eğitime ayırdığı payla yarıştığı dünya ligi  Fildişi Cumhuriyeti, Tanzanya, Somali gibi ülkelerle birlikte anılıyor. Türkiye’nin genelde olumsuz göstergelerde ön sıralarda, olumlu göstergelerde ise sonlarda yer almasına etki eden en önemli faktör, baştan savma eğitim sistemi ve buna zemin hazırlayan düşük miktarlardaki eğitim bütçeleridir diye konuşan BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, 2010 yılı bütçesine ilişkin faiz harcamalarının bütçede ağırlığını koruduğu gördük. Faiz harcamalarında yaşanan göreceli düşüşün, halka ve kamu çalışanlarına büyük bedeller ödetilerek uygulanan sıkı mali politikaların ve vade yapısının uzatılmasının sonucu olduğu bir gercektir. Bilindiği üzere Türkiye kamu yatırımlarına son yıllarda az kaynak ayırmaktadır. Kamu yatırımlarına ayrılan payın geçen yıllara göre yüzde 3’lere varan oranlarda az olması, yetersiz sayıda okul, hastane, doktor, öğretmen, fabrika, yol ve iş demektir, dedi.

Eğitim, teknoloji ve bilim konularındaki çalışmaların sınıflandırılıp ödüllendirildiği bir sistem kurulamamasının, üniversiteler dahil eğitim sisteminde ulusal stratejiler doğrultusunda özgün eğitim politikaları ve eğitim, araştırma stratejileri oluşturulamamasının eğitim bütçesiyle tamamen ilişkili olduğunu söyleyen BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, Geçmişte olduğu gibi 2010 bütçesinde de eğitime ayrılan payı kasıtlı olarak düşük tutan hükümetin eğitim giderlerini velilerin, hayırseverlerin ve özel sektörün üzerine yıkmaya çalışmaya devam ettiğini oysa hükümetin kamu desteğini artırarak, teşvikler çıkararak, özellikle eğitim ve bilim alanındaki tüm Ar-Ge faaliyetlerini  Tasarruf Tedbirleri dışında tutarak, ülkenin yaşadığı sorunların tümünün kökeninde yer alan eğitimsizlik ve niteliksiz eğitim problemini çözmesi gerektiğini söyledi.

Hükümetin, Meslek Liseleri başta olmak üzere tüm ortaöğretim kurumları ve üniversitelerin bütçelerine, toplam bütçenin yüzde 5’i oranında projeler için ödenek koyması, Kurumların Ar-Ge’si için ayrılan hisseyi artırması ve döner sermaye gelirlerinin en az yarısının araştırma fonuna aktarılması gibi düzenlemelerle eğitim ve araştırma konularına destek vermesi gerektiğini kaydeden BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, 2010 eğitim ve yükseköğretim bütçelerinin Meclis Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlandığını hatırlatarak, 2009 yılında 27 milyar 883 milyon TL olan Milli Eğitim bütçesinin, hızla çoğalmaya devam eden nüfusa ve zorunlu eğitime katılamayan çocuklarımıza bağlı olarak artan okul, derslik, öğretmen ihtiyacı ve öğrenci sayısına rağmen, 2010 yılı için sadece 28 milyar 237 milyon TL olarak öngörüldüğünü ve  geçen yıla göre yüzde 1,2 oranında artırıldığını ve böylece Milli Eğitim Bütçesinin milli gelirdeki payının yüzde 2,8 düzeyinde kaldığını söyledi.

MEB Bütçesinin yüzde 70’inin sadece öğretmen ve personel maaşlarına gittiğini, yüzde 12’sinin sosyal güvenlik devlet primi giderlerine gittiğini MEB’in bütçesinin yalnızca yüzde 8’inin mal ve hizmet alımları için kaldığını ve önceki yıla göre MEB’in yatırım bütçesinin yüzde 2 küçüldüğünü kaydeden BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, Yeni açılan onca üniversite ve fakültelere rağmen ve üniversitelerde öğrenci sayısında yaşanan büyük artışlara rağmen 2010 yılı için yükseköğretime ayrılan payın, 9 milyar 355 milyon lira olduğunu ve milli gelirin yüzde 0,90’ına denk geldiğini kaydetti.

 2010 bütçesinin eğitim çalışanlarının ve memurların maaşlarında vatandaşın mutfağında ve cüzdanında yaşanan reel enflasyonun altında artış öngördüğünü ve geçen 8 yılda da olduğu gibi 2010 yılı bütçesinde de memura büyümeden pay öngörülmediğini kaydeden BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, 2010 bütçesi bu haliyle de eğitime değer vermeyen, sosyal yönü olmayan, öğretmenleri ve eğitim çalışanlarını gözetmeyen bir bütçe olduğunu söyled

Ülkenin büyümesi ve gelişmesi için büyük katkıları bulunan eğitim ordusuna ülkenin büyümesine bağlı olarak “refah payı” verilmesi gerektiğini ve hükümetin 2010 yılı büyüme hedefini yüzde 3.5 olarak planladığını ve buna dayalı olarak hükümetin her yıl maaş artışlarına büyüme hedefine bağlı olarak ek zam yapması gerektiğini kaydeden BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, 2010 bütçesi bu haliyle halkın temel ihtiyaçlarına zam yapma, vatandaşı daha da borçlandırma ve kalan kamu mallarını peşkeş çekerek özelleştirme bütçesi olduğu ortaya çıkmıştır, dedi.

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Yorumlar Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.
Bu konuda yorum yapılmamış
Yorum eklemek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.




Word'da gör İndir Arkadaşına öner Yazdır RSS Sitene Ekle

Tüm haklar saklıdır © KPSS.com.tr 2007

kpss.com.trr , kpsscomtr.com , kpss, kamusinavi.com memur