
HEDEF TESPİT KRİTERLERİ
Hedef belirleme ile istek çoğu zaman karıştırılır. İsteğin hedefe dönüşmesi için
eyleme geçmek gerekir.Eylem aşamasında küçük parçalara bölünmemiş hedefler ,
kişi için altından kalkılamaz bir yüktür. Bunun yük haline dönüşmemesi için
hedeflerin;
Kısa vadeli hedefler (1 ay içersinde gerçekleşmesi planlanan hedefler)
Orta vadeli hedefler (1 yıl içersinde gerçekleşmesi planlanan hedefler)
Uzun vadeli hedefler (2 yıl ve sonrasında gerçekleşmesi planlanan hedefler)
şeklinde planlanması gerekir.
İngilizce sınavından 4 , Matematik sınavından 3 almak, Cumartesi günleri 2 saat
arkadaşlarla vakit geçirmek, hergün konu tekrarı yapmak gibi hedefler kısa
vadeli hedeflerdir.
Yıl sonunda doğrudan sınıf geçmek, İngilizceyi konuşma düzeyinde ilerletmek,
alan seçimi yapmak, ÖSS’de hedeflenen üniversite ve bölüme girmek gibi hedefler
orta vadeli hedeflerdir.
Hedeflenen üniversite ve bölümü 4 yıl içinde tamamlamak, ilgi alanına uygun işte
çalışmak, kazancın yeterli olması , araba sahibi olmak gibi hedefler uzun vadeli
hedeflerdir.
Görüldüğü gibi kısa-orta-uzun vadeli hedefler birbirini bütünleyen hedeflerdir.
Bir basamak gerçekleşmeden diğer basamaktaki hedefe ulaşmak mümkün değildir. Bu
basamakların doğru belirlenmesi ve adım adım gidilmesi çok önemlidir.
Hedef;
• Kişinin sahip olduğu yetenek ve güçlerle ulaşabileceği türden olmalıdır.
• Zaman ve nicelik açısından ölçülebilir olmalıdır. Genel ifadeler hedefe
ulaşılıp ulaşılmadığını değerlendirmede güçlük yaratacaktır.
• Kişinin ne yapması gerektiğini değil, gerçekten ne istediğini yansıtmalıdır.
• Alternatifsiz olarak ifade edilmelidir. Araştırmacılar, hedefin “şunu ya da
bunu yapabilirim” şeklinde ifade edildiğinde her ikisine de ulaşılamadığını
göstermektedir.
• Kişiye, çevresine ve topluma zarar verici nitelikte olmamalıdır.
Hedef Belirleme Aşamasında;
Kendini tanıma
Karar verme
Sorumluluk Alma
Eylem Planı Oluşturma önemli ve veli desteğini kaçınılmaz kılan basamaklardır.
KENDİNİ TANIMA
“Ne olduğumuzu biliyoruz ama ne olabileceğimizi bilmiyoruz”
Napoleon
Bireyin yeteneklerine, ilgilerine uygun, sahip olduğu güçlerle ulaşacağı türden
hedefler belirlemesi çok önemlidir. Bu doğrultuda hedefini belirleyen gencin
ailesinin beklentileri önemlidir. Bu beklentiler gerçekçi değilse genç üzerinde
gerginliğe neden olabilir.
Anne baba olarak;
• Gencin isteklerini, beklentilerini, sınırlarını yok sayarak, kendimiz,kendi
amaçlarımız, kendi yapamadıklarımız doğrultusunda beklenti oluşturmamalı ve
çocuğumuzun bu beklentilere uygun davranmasını beklememeliyiz.
• Gençten beklentilerimiz “Senin için bunları bunları yaptım, karşılığını
vermelisin” tarzında bir senet haline dönüşmemelidir.
• Beklentiler açık şekilde ifade edilmelidir. Beklentiler bu kriterlere
uymadığında çocuklar kendi gelecekleriyle ilgili hedef
belirleyememekte, aile bu sürece baskı yoluyla müdahale etmektedir. Hedefini
kendi belirleyemeyen genç ya bunu kabul etmeyerek ailesiyle çatışmaya girecek ya
da hayatını kolaylaştırmak için sorgusuz kabul yoluna giderek, seçme hakkından
vazgeçecektir.
Seçme hakkından vazgeçen genç hayatı boyunca her sorununda ailesinin sorumluluk
üstlenmesini isteyecek, kendi kararlarıyla hayatını yönetmekten vazgeçecektir.
KARAR VERME-SORUMLULUK ALMA
“En uzun yolculuklar bile küçük bir adımla başlar”
Karar verme, “sorumluluk alma”, “plan ve program yapma”, “güçlükleri göze alma”
gibi etkenlerin de rol aldığı karmaşık bir süreçtir. Genci karar sürecinin
karmaşasından koruma amacıyla anne babanın kararları vermesi ve kararların
sonuçları ile ilgili sorumluğu da anne babanın üstlenmesi genel eğilimdir.
Aileler “ama biz yönlendirmezsek o hiçbir şeyi
seçemiyor” demektedirler. O kadar uzun bir süre gençlerin yerine büyükler karar
vermişlerdir ki gençler karar vermeyi öğrenememiş,bunun yerine başkalarının
verdikleri kararlara uyma kolaylığını yeğler hale gelmişlerdir.
Gençlerde karar verme becerisi ve sorumluluk bilinci oluşturabilmek için;
• Yaş dönemine ve gelişimsel düzeye uygun sorumluluklar vermek,
• Kararları onun vermesini istemek, onu bu yolda desteklemek,
• Sonuçları düşündürmek, değerlendirmek, eleştirmek ve onun bunu yapmasını
sağlamak ,
• Yanlışlarını görmesine, yanlışlarını kabul etmesine yardımcı olacak analiz
gücünü kazandırmak gerekir.
Hedeflerini belirleyen ve bu hedeflere ulaşma konusunda harekete geçme
sorumluluğu olan gencin ilk yapacağı bir plan oluşturmaktır.
EYLEM PLANI OLUŞTURMA
“Planlamaya ayrılan on dakika uygulamada bir saat kazandırır”
Japon Atasözü
Plan yapmak pek çok kişinin gözünü korkutur. Çünkü planın özgürlüğü
kısıtlayacağına dair yanlış bir inanış vardır. Özgürlüğüne aşırı düşkün ergen
için plan yapmak tehlike anlamına gelmektedir. Oysa doğru hazırlanmış bir plan
zamanı istekler ve zorunluluklar arasında
dengeli olarak dağıtır. Pek çok kişi çeşitli alanlarda plan yapmış ancak
uygulamakta sıkıntı yaşamıştır. Bu şaşırtıcı değildir. Çünkü herkese uyan
standart bir plan yoktur.
Plan;
• Kişisel olmalıdır. Bireysel özellikleri, ihtiyaçları, beklentileri,
zorunlulukları dengelemelidir.
• Uygulanabilir olmalıdır. Olması gerekeni değil yapılabilecek olanı
yansıtmalıdır.
• Sınırları olmalıdır. Genel ifadeler yerine özel hedefleri ifade etmelidir
(Matematik çalışmalıyım yerine asal sayıları çalışacağım gibi.)
• Esnek olmalıdır. Uygulama aşamasında yaşanabilecek aksaklıklara karşı ek
zamanlar belirlenmelidir.
• Değerlendirme aşaması gözardı edilmemelidir.
• Mükemmel bir plan olmadığı unutulmamalıdır. Planlar hata yapmamak için değil
daha az hatta yapmak için oluşturulur.
Son olarak sizinle bir hikayeyi paylaşmak istiyoruz.
KARAYI GÖREBİLMEK
4 Temmuz 1952 Günü 34 yaşında bir kadın, Pasifik Okyanusu’na dalarak, Catalina
Adası’ndan 30 km. Batıdaki Kaliforniya’ya doğru yüzmeye başladı. Eğer başarılı
olursa, bunu yapan ilk kadın olacaktı. Adı,Florence Chadwick olan bu yüzücü,
Manş Denizi’ni her iki yönde geçen ilk kadındı.
O sabah su, vücudu uyuşturacak kadar soğuktu ve sis o kadar yoğundu ki
beraberindeki tekneleri güçlükle seçebiliyordu. Milyonlarca insan
televizyonlarından onu izliyordu. Köpek balıkları ve dondurucu soğuğun etkisini
hiçe sayarak 15 saat yüzdü. Sonra dayanamayıp bırakmak istedi.
Yakındaki bir teknede bulunan annesi ve antrenörü,karaya çok yaklaştıklarını ve
devam etmesini söyledilerse de o,sudan çıkmakta kararlıydı. Azimli yüzücü,
Kaliforniya kıyısına yarım mil kala
sudan çıkışının nedenini şöyle açıkladı :”Karayı görebilseydim, başarabilirdim!
Vazgeçmesinin sebebi ne yorgunluk ne de soğuktu. Tek sebep sis yüzünden karayı
görememekti.